HABER

Barış çubuğu ve Zeytin Dalı

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun…

Memleket isterim

Ne başta ne gönülde hasret olsun

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun…     (Cahit Sıtkı Tarancı)

İnsan bir şey için savaşmalı! Dünyadan savaşı yok etmek için savaşmalı. Barış yolu döşenirken  sen de bir kürek çakıl atmalısın. Kolay olan savaştır, zordur barış içinde yaşamak. Barışık ve barışçı olmalı insan. Kahraman olunacaksa savaşın değil, barışın kahramanı olunmalı. Ölmenin öldürmenin değil, yaşamın ve yaşatmanın kahramanı olmalı insan dediğin.

Her türlü savaş ve şiddet kışkırtıcılığının karşısındayım. Ne adına yapılırsa yapılsın. Ben barıştan yanayım. Benim adıma kimse kimseyi öldürmesin. Acımasız bir dönemin insanları olarak, en şansız bir dönemdeyiz. Ekonomik kriz, savaşlar, gericilik, yoketmeler, hapse tıkmalar… İnsanlar kirlendi, politika kirlendi. Kirlendi bu dünya.

Kuzey Amerika kızılderilileri gibi adam gibi oturup birlikte Barış çubuğunu tüttürmeli. Aklın, zaferin ve barışın simgesi olan zeytin dalını birbirimize uzatarak kendimizi ve bizden sonrakileri büyük felaketlerden önleyebiliriz.

Çocuğun gördüğü düştür barış,

Ananın gördüğü düştür barış,

Ağaçlar altında sevdalıların sevda sözleridir barış,

Gözlerin içinde uçsuz bucaksız bir gülümseme…

Akşamüstü eve dönen babadır barış…

Ne geçmişiyle yüzleşen bir toplum, ne de gelecekte güzel bir yaşam isteği. Ne de özgürce yaşamak düşüncesi. Ne düşünmek, ne okumak, ne de örgütlü bir kurtuluş mücadelesine omuz vermek. Şiddetle, kandırmanın kol kola gezdiği bir toplumun, insan selinin parçaları olduk.

Çok iyi biliyoruz ki, sevdiğimiz kadar seviliyoruz. Barış için emek vermek gerekiyor. Cumartesi analarının, açlığın, yoksulluğun içinde olan insanların özlemi olduğu için, sen de ben de barıştan yana olmalıyız. Bir halk türküsü şöyle der :

‘Ses verin sesime dağlar

Benim kuzum orda mıdır

Hiç bir haber alamadım

Yoksa başı darda mıdır ? ‘…

Bin yıllık kardeşlikleri çıkmaz ve tehlikeli sokağa sürükleyen politikalar savaş ve soygun için yapılır. Barış ancak, soygun ve sömürünün olmadığı toplumlarda mümkündür. Fidel Castro’nun dediği gibi ‘soygun felsefesine son verin, savaş felsefesi de ortadan kalkar’.  Artık politik düşünce de, birey de barışa giden kanalları çoğaltmak için kolları sıvamalı. Sen istersen olur barış ! Orhan Veli’nin de bu konuda diyeceği var:

Ne yapmadık ki

Bu vatan için…

Kimimiz nutuk attık

Kimimiz

Öldük…

huseyin.duygu@haber.dk

by
Exit mobile version