
1864 Yenilgisinin Yankıları-Nederlagets ekko 1864
Yazarlar Sine Krog ve Anna Sandberg. Aarhus Universitetsforlag Yayınevi. 100 sayfa. E-kitabıyla birlikte 129,95 kr. Yayın tarihi: 09 Ekim 2025.
Aarhus Üniversitesi Yayınlarının ‘1864 – Yenilginin Yankıları’ kitabı, Danimarka’yı sarsan büyük hezimetin toplumda yarattığı etkiyi yeniden gündeme taşıyor
HABER.dk
Bu kez Danimarka’nın Pruya-Avusturya’ya karşı1864 yılı çok ağır yenilgisinin Danimarka tarihinde çok önemli bir yeri olduğunu gözönünde tutarak Aarhus Üniversitesi Yayınevinin yayınlamış olduğu ”Yenilginin Yankıları” (Nederlagets Ekko) adlı bu kitaptan sözediyoruz. Böylelikle, bilinmesi gereken bu çok önemli tarihi olayı bir kez daha hatırlatmış oluyoruz.
Bundan önce bu sayfalardan tanıtımını yaptığımız bir kaç kitapta, örneğin; Tom-Buk Swienty”nin ”Slagtebænk “, Jakob Kidde Sauntved ve Jacob Eberhardt’ın “1864”, Rasmus Glenthøj’un “1864 Sønner af de Slagne” vb. kitaplarında, Danimarka’nın tarihi çok ağır 1864 savaşı yenilgisine değinilmişti. Bu nedenle 1864 yenilgisinin ayrıntılarına girmiyoruz. Sadece, Danimarka’yı tarihten silinme eşiğine getiren bu olayın Danimarka halkı üzerinde yarattığı yankılara biraz değinmekle yetiniyoruz. Zaten kitabın asıl amacı da bu.
Danimarka’nın Londra Antlaşması’na aykırı olarak Slesvig ve Holstein’i kendi toprakları olarak Anayasa’ya dahil etmesi (başka bir deyişle “işgal etmesi”) üzerine Prusya ve Avusturya’nın birlikte 60.000’den fazla askerle gerçekleştirdikleri Danimarka’ya saldırı harekatı 1 Şubat 1864’te başladı. Bir zamanlar “aşılamaz” olarak tanımlanan bugünkü Almanya’nın kuzeyindeki DANEVİRKE settindeki birliklerin komutanı General Christian Julius de Meza (kısaca “de Meza”) o zamanki Danevirke Setti’nin çok kötü durumunu göz önünde tutarak Prusya ve Avusturya’nın bu büyük gücüne karşı savunulamayacağını gördü ve setten çekilme kararı aldı ve Meza çekilme kararını hükümete telgrafla bildirdi. Hükümetten herhangi bir karşı emir gelmesini önlemek için telgraf hattını kesti ve geri çekilme harekâtını başlattı.
Buz gibi çok sert ve soğuk bir kış havası altında Danimarkalı askerler top ve diğer silahlarıyla Sønderborg kenti yakınındaki Dybbøl savunma hattına geri çekildi ve asıl savaş burada oldu. Geri çekilme sırasında birçok Danimarka askeri soğuktan, açlıktan ve yorgunluktan yaşamını yitirdi. Halkın büyük bir bölümünün gözünde bu geri çekilme kabul edilemez bir durumdu ve orduya karşı büyük bir güvensizlik duygusu içindeydi. Bu perişan yenilgi, savaş alanına yakın ve uzak yerlerden, toplumun her kesiminde doğal olarak büyük yankılar uyandırdı. Medyada yazılar yazıldı. Kitaplar yazıldı. Sanat çevrelerinde perişan manzaralar tablolarla, fotoğraflarla dile getirildi. Hükümet de bu eleştiriler yaklaşımları yatıştırabilmek amacıyla “de Meza” kumandasındaki ordunun görevini yerine getirmediği açıklamaları yaptı.
Prusya-Avusturya birlikleri 1 Nisan 1864’te Dybbøl siperlerini yoğun top ateşine tutarak çok kısa bir zaman içinde Danimarka savunmasını darmadağın etti. Danimarka hem maddi hem insani çok ağır kayıplar verdi.
Sonuçta, 1 Ekim 1864 tarihinde Viyana Barış Antlaşması ile Danimarka, Slesvig, Holstein ve Lauenborg bölgelerini bırakmak zorunda bırakıldı. Danimarka, topraklarının yüzde 40’ını kaybetmiş küçük bir devlete dönüşmüş, çok sayıda Danimarkalı Prusya (bugünkü Almanya) hükümranlığının altına girmişti.
O zamanın yenilgi havası içinde çok düşünülen soru; Acaba Danimarka artık varlığını sürdürülebilir miydi? Ancak çok ilginç bir olgu; 1864 yenilgisi tüm perişanlığına rağmen bugünkü Danimarka’nın demokrat ve sosyal refah devletine gelinmesinin başlangıcı oldu. Savaşın arkasından çok kısa bir zaman içinde, zaten savaş öncesinde başlatılmış olan birçok alandaki reform hareketlerinin de etkisiyle olağanüstü bir iyimserlik gelişti.
O zamanın durumu göz önünde tutularak o günkü koşullara göre yeni bir anayasa hazırlandı. Yeni bir savuma ve bir dış politikası formüle edildi. Toplumu parlamento seçimi sistemine dönerek demokratikleştirmenin adımını atmaya başladı. Sonuçta bu durum toplumda bir iyimserlik yarattı.
Bilinmesi gereken Danimarka tarihinin önemli bir dönemini anlatan bu kitabın içeriğini çok kısa olarak sizlere sunduk. Bu kitabın okunmasını tavsiye ederiz.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.