Gün Zileli, 1954-1972 yılları arasında Türkiye’de gençlik hareketlerinin yükselişini, ideolojik ayrışmaları ve 12 Mart’a uzanan süreci kişisel tanıklıklarıyla anlatıyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Gün Zileli, 1946 doğumlu ve 1968 Kuşağı’nın yazarıdır. 60 yılı aşan militanlık öyküsüyle Türkiye siyasi tarihinde önemli bir yer tutar. Birçok kitabı olan yazar, “Yarılma” adlı yapıtında, 1954-1972 yılları arasındaki yaşamöyküsünü yedi bölümde anlatır. Babası Necati Zileli subaydır. Dört kardeştirler: Gün, Can, Turgay, Nejat. Turgay, kaymakam olur, Bilsel’le evlenir. Bu evlilikten Ümit Zileli doğar. Turgay, Bilsel’den boşanır, Nurten’le evlenir, iki yıl sonra ondan da boşanır. Can, ateisttir, sonradan ölüm korkusu yaşar, bunalıma girer. Nejat, İzmir’de Etibank Müdürlüğü yapar.

Yarılma (1954-1972)-Gün Zileli, Anı, İletişim Yayınları, 6. Baskı 2015, 592 s.
Gün, ailesini, okul yıllarını ayrıntılarıyla anlatır. ABD’nin süt tozu, yağ, un yardımına karşı çıkar. İlkokula isteksiz gider, 13 yaşında sigaraya başlar, politikaya ilgi duyar. DP’ye Can abisiyle birlikte kızarlar. 1950’li yılların sonundaki baskıları, polis şiddetini kınarlar. 27 Mayıs 1960’ta yeni bir dönem başlar. İstanbul’da Emirgan Ortaokulu’na giderken Öncü gazetesini izler. 11 Haziran 1961’de babası ölür. Gün, ortaokulu bitirip Kabataş Lisesi’ne yazılır, oradaki disipline uyamaz, Levent Koleji’ne geçer. CHP’yi beğenir, işçi mitinglerine katılır. 1963’te abisi Can ile Yeni Koleje giderken TİP’li olurlar. 1964’te Ankara’ya taşınırlar. Gün, solcu sosyeteyi tanır, toprak altında kalan işçiye üzülür ve zenginlere düşman olur. Öykü yazmaya başlar ve iki öyküsünü Hüseyin Cöntürk basar, sevinir. Adnan Cemgil, Bülent Habora, Haluk Aker, Güven Turan, Hüseyin Cevahir, A. Zekai Özger, Ataol Behramoğlu ile tanışır. Behice Boran’ı dinler.
Ankara’da Kıbrıs olayları üzerine düzenlenen ABD’yi protesto eylemlerine katılır. Sadun Aren ve Atilla Sarp’la tanışıp TİP İl Yönetimi’ne uğrar. Oturumlara katılır, “Milli Petrol” isteklerini destekler. 1965’te lise ikidedir, edebiyat bölümünde okur. 1965 seçimlerinde TİP için çalışır, sandık görevlisidir. 1966’da Mehmet Ali Aybar konferansını izlerken sağcıların baskını olur. SBF’li sosyalist Yusuf Küpeli’yle tanışır. Tiyatro, sinema, edebiyat ilgisi artar. Çin sosyalizmine ilgi duyar. Mihri Belli’yi tanır. Türkiye İşçi Sendikası eyleminde tutuklanıp cezaevine girer. 15 gün sonra mahkemeye çıkar. Bir on beş gün sonra serbest bırakılır. Cezaevinin kötü koşullarını tanır. Liseyi bitirir, DTCF’de Felsefe bölümüne girer. Türk Solu çevresinde bulunur. FKF ile (Fikir Kulüpleri Federasyonu) ilgilenir, Mihri Belli’yle MDD ile (Milli Demokratik Devrimciler) ve SD ile (Sosyalist Devrimciler) olan tartışmaları izler. Haymana köylerine, Ege köylerine gidip köylü çalışmalarına katılır. 1968’de Hukuk Fakültesi Asistanı olan Doğu Perinçek’le tanışır.
Yarılmalar yaşanırken
Sovyetler’in Çek işgalini TİP kınarken MDD’ciler ve Gün destekler. Böylece Gün Zileli, siyasi çalışmalarında yerini belirler. MDD içinden Deniz’in öncülüğünde Devrimci Öğrenci Birliği kurulurken MDD’ci Doğu, Cengiz Çandar, Gün, Şahin Alpay, Aydınlık yazı kurulundadır. TİP, MDD, SD çekişmesi sürer. SD içinde de Aybarcılar, Behice Boran ve Arenciler vardır. 1969-1970’te Gün Zileli’nin belirttiği “Yarılma” oluşur. FKF kongreye gider. MDD’ciler seçimi kazanır. Yusuf Küpeli Başkan olur, Doğu’ya karşı çıkar vb. Ege’de Akhisar’da tütün mitingine katılır gençler. 16 Şubat 1969’da Kanlı Pazar yaşanır. Bu kez Kırmızı Aydınlık-Beyaz Aydınlık kapışması yaşanır. “Asker, sivil, aydın zümre” darbesine umut bağlayanlarla karşı çıkanlar çatışır. Partileşme süreci başlar. PDA’dan Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi çıkar. Doğu, Oral çalışlar, Gün, Cengiz Çandar burada yer alırlar. Üniversite işgal eylemleri başlar. Gün, arandığı için teslim olur, Ankara Merkez Cezaevi’nde çok kalmayıp çıkar. Kürt sorununu önceleyen Doğu Devrimci Kültür Ocakları kurulur. FKF adını değiştirir ve DEV-GENÇ olur. Yeni seçimlerde Yusuf ve Mahir’in adayı Atilla Sarp Başkan seçilir. İrfan Uçar sekreter olur. 1972 soruşturmalarında İrfan Uçar, devrimciliği bıraktığını, devlete sığındığını söyler, devrime ihanet eder. Dev-Genç, Kemalist çizgi izler. MDD grubu temizlenir. Mihri Belli de Doğu grubundan ayrılır. PDA’cı grup Mao çizgisi izleyip köylerden kentlere devrimi savunur.
Devrimci önderlerin lüks yaşamı eleştirilir, proterleşmedeki çelişkiler dile getirilir. ÇKP’nin (Çin Komünist Partisi) SSCB’ye sosyal emperyalist yakıştırması eleştirilir. Aydınlarda “yeni düzen”, “ordudan sol cunta” beklentisi vardır. Ancak 12 Mart 1971 darbesi bu beklentiyi yok eder. Devrimci gruplar arasında “Devrimci şiddet” uygulaması yaşanır. Darbe sonrası PDA içindeki Gün Zileli de arananlar arasındadır. Gün, Ege köylerine kaçar, Söke’de, Beşparmak dağlarında saklanır. Torbalı’dan trenle İzmir’e gelir, yakalanır ve İstanbul Sıkıyönetim’e gönderilir. Sansaryan Hanı, Selimiye Kışlası, Ankara Yıldırım Bölge Cezaevi, Mamak Cezaevi gönderildiği yerlerdir. TÖS Davası, Dev-Genç Davası, THKO Davası görülür. Mahkeme Başkanı Ali Elverdi, Denizlerin idamına karar verir. İdamları önlemek için üç İngiliz teknisyenini kaçıran Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Mahir Çayanlar Kızıldere’de öldürülür.
Gün Zileli, Yarılma’da özellikle 1960 sonrasındaki gençlik örgütlenmesini, eylemlerini, ayrışmaları, çelişkileri, çatışmaları yaşadıklarıyla birlikte ortaya koyar. Gençliğin ne yapmak istediğini, nelerle karşılaştığını gözler önüne serer, anılarıyla geleceğe belgeler bırakır.
(İnsancıl, Temmuz 2026)





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.