
Ben Meryem-Alişan Kapaklıkaya, Roman, Yediveren Yayın, Eylül 2023, 256 s.
Alişan Kapaklıkaya ve cehalet ordusuna karşı mektuplarla verilen eğitim mücadelesi
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Alişan Kapaklıkaya Adana’da öğretmenliğe başlar. Beş yıl da Çukurova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışır. Kitaplar yazar ve milli eğitim sisteminin çöktüğünü görerek istifa eder. Kendini çocukların eğitimine adar. Beş yüz bin öğrenciyi ziyaret eder, on bin öğrenciyi evinde ağırlar. On iki bin mektuba yanıt verir. Kızı Zuhal’i Almanya’da kanserden yitirir, evlat acısını yaşar. Yaşama ve yazma isteğini yitirmez. Yeni yapıtı “Ben Meryem” kitabında, Güneydoğu yaşamından kesitler verir.
Alişan Öğretmen, Polis Radyosu’nda çocuklara yönelik program yapar. Şanlıurfa-Siverek-Güneşli köyünde yaşayan kız öğrenci Meryem, radyoyu dinleyince gözü açılır ve Alişan Öğretmene iletiyle mektup gönderir. Babasının onu ilkokuldan sonra okutmadığını, okuması için yardım elinin uzatılmasını ister. Radyoya yüzlerce mektup gelir. Cezaevlerinden, Şırnak’tan, yurdun her yerinden yardım isteyenler olur. Kızı Zuhal de programları izler. Üniversitede psikoloji okur. Babasına gelen mektuplarla da ilgilenir. Baba ile kız yardımseverlikleriyle tanınır.
Bilgisizliğin kör ateşinde yanmak
Güneşli köyünden mektuplar yazan Meryem, köy yaşantısını, çektiği acıları anlatır. Babası İbrahim, annesi Emine ilkokuldan sonra okumasını istemez. Köyde kızlara hiç değer verilmez, kızların okutulması istenmez.
Aşiretlerin, ağaların baskısı çekilmez durumdadır. Ancak yoksul, bilisiz köylüler onların egemenliğinde soluk alamaz, onların dediğinden çıkamazlar. Köyde cinsiyet ayrımcılığı vardır. Meryem de erkek kardeşi olunca daha çok horlanır, diğer kardeşlerine annelik yapmak zorunda kalır.
Köye ilk gelen öğretmenin heyecanını yaşar çocuklar. Muharrem Öğretmen, terk edilmiş evi okul ve lojman yapar. Öğrencileri toplamayı, onlara okulu, okumayı sevdirmeyi başarır. Meryem’in okuma sevgisi, okuma tutkusu büyük anlam kazanır. Okuması istenmese de okuma düşlerinin önüne geçemez karanlık güçler.
Meryem’in arkadaşlarından Fatma ile Gülsüm hemşire ve doktor olmak isteseler de okutulmayıp küçük yaşta evlendirilirler. Sevgilisiyle gezerken Gülizar’ı gören ailesi onu ölümle cezalandırır. Askerden gelen ağabeyi Ahmet’e öldürme görevi verilir. Askerde gözü açılan Ahmet, kardeşine sahip çıkar ve evlenmelerini sağlar. Onlar köyden uzaklaşsa da kısa süre sonra babaevleri yakılır, içerdekileri kurtarmaya çalışan Ahmet de yanarak ölür. Meryem, Ahmet’i yangının değil, bilisizliğin kör ateşinin yaktığını bilir.
Yedi başlı cehalet ordusu
“Yedi başlı cehalet ordusu” Fatma’nın da intihar etmesine neden olur. Köyde üç bela vardır: Geleneklere uymak, ağaya hizmet ve aşirete girmek. Güneşli’deki döngü yemek, tuvalet ve uyku ile sürer. Babası İbrahim eve radyo aldıktan sonra polis radyosunu dinleyen Meryem’in umutları daha da çoğalır. Kendisini kurban vermeyecektir. “Sevgi Kervanı” programı büyük destek olur ona. Alişan Kapaklıkaya’ya yazdığı mektuplar yerine ulaşınca umudu yeşerir. Kentteki kırtasiyede çalışan dayıoğlu Yusuf aracı olarak yardımda bulunur. Radyodan dinlediği “Öğrenmeyi Öğrenme” semineri ufkunu açar. Öğretmen olma isteğiyle çırpınır. Alişan Öğretmen’in ulaştırdığı kitapları okur. Alişan’ın konferans için Mardin’e giderken Şanlıurfa’daki polis yardımcısı arkadaşı Kemal’den bölgeyle ilgili aldığı bilgiler çok çarpıcıdır. Güneşli köyüne giderse öldürülebileceğini söyler Polis Kemal. Az sayıda insanın yükselmesi için çok sayıda insanın süründüğü bir düzen vardır Güneydoğu’da.
Meryem, “keşke”lerden, “belki”lerden kurtulup düşlerini gerçekleştirmeye çalışır. Çaresizliğine ağlarken umutlarını yitirmez. Babasının evlendirme isteğine dayak yese de karşı çıkar. Düşlerinin peşinden gider. Ankara’da varlık içinde okumayan çocuklar varken, yokluk içinde yitmeyip çırpınan Meryem, direnerek gelecek kuşaklara örnek olmayı başarır.
Yazar Alişan Kapaklıkaya, özel çabalarıyla çocuklara umut olmayı başarsa da bireysel çabaların yeterli olmayacağı bir gerçektir. Bilisizliğin, ağalığın, aşiretlerin kalkması, toplumun eğitim öğretimle aydınlatılması devlet siyasetiyle ilgilidir. “Ben Meryem” kitabının umutsuz çocuklara umut olarak önemli bir işlevi yerine getirdiğini söylemeliyiz.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.