Yusuf Atılgan, Türk edebiyatının unutulmaz romanı Aylak Adam’da, çocukluk travmalarıyla şekillenen C karakteri üzerinden yalnızlığı, yabancılaşmayı, aşkı ve modern insanın hayata tutunma çabasını İstanbul’un sokaklarında derin bir psikolojik çözümlemeyle anlatıyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Yusuf Atılgan (Manisa, 27 Haziran 1921-İstanbul, 09 Ekim 1989) İÜ Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirir (1944). Edebiyat öğretmenliği yapar, Manisa’da çiftçilikle uğraşır. Milliyet ve Can Yayınları’nda çalışır. Aylak Adam ve Anayurt Oteli romanlarıyla tanınır. Aylak Adam da Anayurt Oteli romanındaki Zebercet gibi unutulmaz bir tiptir. Roman üç bölümden oluşur: Kış, İlkyaz ve Güz.

Aylak Adam-Yusuf Atılgan, Roman, Yapı Kredi Yayınları, 36. Baskı, 2014, 156 s.
Romanda olaylar İstanbul’da geçer. Aylak Adam (C), resim atölyesine takılır. Orada resim yapan ressamları izler, resimler satın alır. Sadık, Sami, Ayşe, Fatma, Selma resim çalışmalarında başarılıdır. C, sinemaya gider, Zehra teyzesini anımsatan şaşı kadınla sevişir. On yaşındayken mutfakta, komisyonculuk yapan babasını hizmetçiyle sevişirken görür, unutamaz. Annesi bir yaşındayken ölür ve onu Zehra teyzesi büyütür. Babasını Zehra teyzesiyle de yatarken görür. Yatılı okula verdikleri yıl Zehra teyzesi ardından babası ölür. Askerliğini yaptıktan sonra Fransa ve İngiltere’ye gider.
C, çocukluğunda gördüklerinden çok etkilenir. İstanbul’da Karaköy, Tünel, Beyoğlu, Taksim gezip dolaştığı yerlerdir. Meyhanelerde içer, Ayşe’yi sinemaya götürür. Onu başkasıyla görünce aldatıldığını düşünür. Üniversite öğrencisi Güler’le sinemaya, pastaneye gider, yemeğe çıkar. Ona tutkuyla bağlanır. Karşıya geçip Boğaz’ı iyi gören Mirgün’deki tepeye giderler. Orada iki adam Güler’e söz atınca onları döver Aylak Adam. Güler, bir kasabada yaşayan arkadaşı B’ye Aylak Adam’la yaşadıklarını yazıp iletir.
Dünyada bir şeye tutunmalı insan
C, yaz için Suadiye taraflarında Bayan Naciye’nin evini kiralar. Plajda denize girer, Ressam Sami’yle daha sonra da Ayşe’yle karşılaşır, yüzleşirler, sevişirler. Güz gelince Beyoğlu’na dönerler. C, Galata’da B ile karşılaşır, ondan Güler’in hasta olduğunu öğrenir. Sinema önünde gördüğü şaşı kadını evine götürür, onda Zehra teyzesinin kokusunu arar. Güler’i de unutamaz. Gittiği berberde anlatılanları dinler. Kocasını aldatan kadın ağızlarına sakız olur. Ressam Sami’yle karşılaşıp meyhanede içip dertleşirler. Dünyada bir şeye tutunmak gerektiğinde birleşirler. Sadık, ‘insan bulabileceğini aramalı’ der. Ressam Kemal de Fransa’dan döner, onun evine konuk olurlar, yakında evleneceğini öğrenirler. Aylak Adam, dünyada yalnız bir aylaktır. Aradığı kadını görüp ardına düşer, ona yetişmek isterken bir kazaya neden olur. Polis tarafından sorgulanır.
Yazar Yusuf Atılgan, Aylak Adam romanında, İstanbul’un Beyoğlu, Karaköy, Tünel, Taksim semtlerindeki yaşamı yansıtırken aylak gezen, dilenen, sarhoş olan insanların dünyasına da tanıklık eder.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.