Yazar Ayşe Kulin, “Aylardan Kasım Günlerden Perşembe” romanında Atatürk’ün çocukluğunu, gençliğini, okul ve askerlik yıllarını, Dolmabahçe Sarayı’nda geçen hastalık günlerini, ölümünü, kısacası yaşamını akıcı bir dille anlatır. Gençlerin Atatürk’ü daha iyi tanıyabilmeleri için önemli bir yapıt kazandırır yazınımıza.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Ayşe Kulin 42. yapıtı “Aylardan Kasım Günlerden Perşembe” romanıyla okurlarına ulaşır. Yazar bu romanında Atatürk’ün çocukluğunu, gençliğini, okul ve askerlik yıllarını, Dolmabahçe Sarayı’nda geçen hastalık günlerini, ölümünü anlatır.

Aylardan Kasım Günlerden Perşembe-Ayşe Kulin, Roman, Everest Yayınları, Ekim 2025, 176 s.
(Yeniden Türk Dili Dergisi, YTDD, e-dergi, Temmuz-Ağustos 2026)
Mustafa, düşleri olan bir çocuktur. Annesi Zübeyde Hanım’ı, komşusu Fazıla Teyze’yi onların üzerindeki etkilerini yansıtır. Hafızlığı istemeyince annesinin üzüntüsünü, babası Ali Rıza Efendi’nin onu Şemsi Efendi Okulu’na yazdırmasını, Fatma Molla Mektebi’nden kurtulmasını unutamaz. Kardeşi Makbule, komşu oğlu Nuri de yaşamında önemli yer tutar. Babası ölünce, dayısı Hüseyin Efendi’nin Selanik’teki çiftliğinde kalır.
Babasının dürüst oluşu nedeniyle ticarette tutunamadığını, işsiz kalıp sıkıntı çektiğini öğrenir. Askeri Rüştiye sınavını kazanır ve adının önüne Kemal adının eklenmesine, üniformayla annesine gidişine sevinir. Annesinin haber vermeden Ragıp Bey’le evlendiğini duyunca üzülür. Manastır’da parasız yatılı okur ve Harbiye’deki öğrencilik yıllarında siyasete karışır.
2. Abdülhamit devrinde yasak ve baskı vardır, bir şey yapmak isterler arkadaşlarıyla, gazete çıkarırlar. Şam’a atanır. Sonra Sofya’ya askeri ateşe olarak gönderilir. Sınıf arkadaşı Enver, onu yakınında istemez. Sofya, bakımlı bir Avrupa kentidir. Orada Bulgar Savunma Bakanı’nın kızı Dimitrina’ya âşık olur. Arkadaşı Fethi Okyar da oradadır. Rumeli’de kalkışma olunca çağrılırlar ve Mustafa Kemal bir daha sevgilisini göremez.
Atatürk “Işığa doğru bir su gibi akar”
Atatürk, Savanora’dan Dolmabahçe Sarayı’na getirilir. Yazar, onun ağzından yaşamını, düşlerini ve gözlerinin önünden geçen geçmişini yansıtır. Boğaz manzarasını izlemeyi sever. Yaveri Kılıç Ali ve eşi Füreya, Muzaffer ve Salih Bozok yanındadır. Siroz olduğunu öğrenir. O güne değin yaptıklarını ve Hatay sorununu düşünür. Sürekli “iç sesiyle” konuşur.
Çok çocuklu bir babadır Atatürk. Evlat edindiği sekiz çocuğu vardır. Yazar bize onları ve kadınları olan Fikriye ile Latife’yi, Corinne ile Madam Bauer’i de tanıtır. Latife’nin İngilizce, Almanca, Fransızca bilmesinden yararlanır. Onun Türk kadınına örnek olacağını düşünür. İki buçuk yıl süren evliliğinin sona ermesine üzülür.
Kurtuluş Savaşı’nın kahraman kadınlarını da unutamaz. Bandırma Vapuru’yla Samsun’a çıkışı, savaşın kazanılması, Cumhuriyet’in ilanı, borçların Avrupa’ya ödenmesi, yaptığı devrimler çılgın düşler olarak geçer gözünün önünden. Mudanya ve Lozan’da İsmet İnönü’nün başarılarını unutamaz. Mudanya Antlaşması onun için ilk zaferdir. Cumhuriyet’ten sonra yurdunun barış içinde yaşamasını savunur ve sanatla yaşamayı seçer.
Çocukluk arkadaşı Nuri Conker’i öz kardeş bilir. Doktorundan bir hafta izin alıp ayağa kalkar, acılar çekerek Hatay’a gider. Barış yoluyla, oylamayla kazanılır Hatay. Cumhuriyet’i de Türk gençliğine emanet eder. Yurtta barış dünyada barış” diyerek barışı savunur.
Yazar, onun tedavi öncesi Bursa’ya gidip eğlendiğini, Sarı Zeybek’i coşkuyla oynadığını ve diz vurarak “Hayata meydan okuduğunu” (s.162) belirtir. Son zeybeği, son dansıdır Atatürk’ün. Perşembe günü “Işığa doğru bir su gibi akar.” (s.171) Aylardan Kasım, günlerden Perşembe’dir.
Yazar Ayşe Kulin, “Aylardan Kasım Günlerden Perşembe” romanında Atatürk’ün yaşamını akıcı bir dille anlatır. Gençlerin Atatürk’ü daha iyi tanıyabilmeleri için önemli bir yapıt kazandırır yazınımıza.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.