Mamak Mektupları”nın yeni baskısı ve “Çılgın Türk Değil, Hesap Yapan Türk” kitabıyla Sarıhan, hem cezaevi tanıklıkları hem de Kurtuluş Savaşı’na dair tartışmalı tezleriyle yeniden gündemde.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Eğitimci, araştırmacı yazar Zeki Sarıhan üretkenliğini sürdürüyor. Mamak Mektupları kitabının 1. basımı 2015’te yapılmıştı. Şubat 2026’da 2. basımı yapıldı. Yazar, bu mektuplarında Mamak Cezaevi’nden kız kardeşi Fatma’ya seslenir. İlk mektubu 19 Mayıs 1971 tarihli, son mektubu 09 Haziran 1974 tarihlidir. Hapishane ortamını, ülkenin durumunu yansıtması bakımından mektuplar tarihsel bir özellik taşır.

Çılgın Türk Değil Hesap Yapan Türk-Zeki Sarıhan, Araştırma, Gufo Yayınları, Mart 2026, 218 s.
Yazar, “Çılgın Türk Değil Hesap Yapan Türk” yapıtında, 40’ın üzerindeki yazısıyla Kurtuluş Savaşı’na, ülke yönetiminde günümüze değin süren önemli konulara değinir. Günümüze değin uzanan yanlış kanıları değerlendirir. Bağımsızlık, aydınlanma ve halkçılık yolunda çalıştığını belirtir. Ulusların niçin savaştığını, Mustafa Kemal’in nasıl önder olduğunu, son Osmanlıların durumunu, Kurtuluş Savaşı’nda yaşanan önemli olayları, Ermeni tehcirini vb. anlatır.
Niçin Çılgın Türk Değil
Yazar, günümüzdeki eğitim sorunlarına değinirken “Maarif Kongresi’nin 100. yılında” eğitimdeki gericiliği değerlendirir. 15 Temmuz 1921’de toplanan ilk kongreden bu yana, eğitim kurultaylarının yeterince toplanmayışını eleştirir. Bugünkü AKP iktidarının “öbür dünya için yaşayan insanlar” tarafından ve dini kullanarak iktidarda kaldığını Sina Akşin’in yargılarını değerlendirerek açıklar. Kurtuluş Savaşı’nda Kürtlerin durumuna açıklık getirir. Atatürk devrimlerinin yarım kaldığını vurgular. “Keşke Yunanlılar kazansaydı” diyen Kadir Mısırlıoğlu yanında, Kurtuluş Savaşı’nda düşman cephesine geçenleri de açıklar.
Kitabın adından da anlaşılacağı gibi Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” yapıtına eleştiri getirir: “Kurtuluş Savaşı hakkında yanlış kanılardan biri de bunun bir avuç ‘Çılgın Türk’ tarafından başarıldığıdır. Bu söylem, AKP gericiliğinin yükseldiği dönemde ona Atatürk’le karşı koyma niyetinden kaynaklandı. Ancak ‘Çılgın Türk’ ne Atatürk’e ne de onun kâh uzlaştığı, kâh mücadele ettiği arkadaşlarına hiç uygun değildir. Onların özelliği çılgınlık yapmak değil, gözlerini ve kulaklarını içerideki ve dışarıdaki olgulara açarak neyi ne zaman yapabileceklerini iyi hesaplamış olmalarıdır… Çılgınlık nitelemesi Enver Paşa’ya yakışır… Enver Paşa kliği, Osmanlı Devletini İtilaf Devletleriyle Almanlar arasında kurulmuş bir kumar masasına atıvermiş ve bu çılgınlığın hesabını koca bir millet ödemek zorunda kalmıştır…” (s.205-206).
Yazar Zeki Sarıhan, “Çılgın Türk Değil, Hesap Yapan Türk” kitabına aldığı yazılarında Kurtuluş Savaşı ve günümüz olaylarına ilişkin önemli sorulara açıklık getirir. “Çılgınlığın” Atatürk’e ve onun arkadaşlarına hiç uygun olmadığını belirtir.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.