Danimarka modelinin sırrı emekten, kültürden ve yazarlardan geçiyor. Yazar ve şair Hayrettin Geçkin’in eskimeyen.com için yazdığı makalede Danimarka’da mutlu toplumun tesadüf olmadığı vurgulanıyor

Foto: Haber.dk
HABER.dk
Danimarka gökten zembille inmedi diyor yazar ve şair Hayrettin Geçkin’in 2021 yılı Aralık ayında eskimeyen.com sitesinde kaleme aldığı yazısında.
Geçkin, Danimarka’nın bugünkü refah ve huzurunun arkasında yıllar süren toplumsal mücadele, emek hareketleri ve kültürel birikim olduğunu söylüyor.

Şair ve yazar Hayrettin Geçkin, Niels Hav ve Erik Stinus’la arkadaşlık yaptı, onlara İzmit’te etkinlik düzenledi
Geçkin’e göre bu başarının mimarları yalnızca siyasetçiler değil yazarlar, şairler ve çizerler; söz konusu kuşak gerektiğinde sadece kalem değil bedenlerini de sokaklara koymuş insanlar.
Geçkin, eskimeyen.com’daki yazısında ülkenin edebî geleneğinden örnekler veriyor. Hans Christian Andersen gibi evrensel isimlerin Danimarka’yı kültürel hafızasının parçası haline getirdiğini; Niels Hav, Erik Stinus ve Henrik Nordbrandt gibi isimlerin toplumda vicdani bir rol oynadığını hatırlatıyor.
Hüseyin Duygu’nun derlemesi Danimarka Edebiyatı kitabını kaynak gösteren Geçkin, bu literatürün Danimarka’da sadece estetik bir zenginlik değil, aynı zamanda toplumsal duyarlılık yaratmada etkin bir güç olduğunu yazıyor ve ekliyor: ”Danimarka Edebiyatı’nın yüz yıllık gelişimi ve bu gelişimin önemli temsilcileri çok güzel özetlenmiş Hüseyin Duygu tarafından”.
Yazar Hayrettin Geçkin eskimeyen.com’da, Danimarka’da adalet eşitlik ve kamusal hizmetlere duyulan güvenin tesadüf olmadığını; bunun birikimli, örgütlü bir emek ve kültür faaliyeti sonucu ortaya çıktığını vurguluyor. Kitaptan aktarılan örneklerde işçi kökenli yazarlar, hapiste fikir üretmiş sanatçılar ve barış hareketleri Danimarka toplumunun şekillenmesinde belirleyici olmuş. Geçkin bu noktada sanatçıların “alarm” işlevine dikkat çekiyor: Zor günlerde yazarlar, çizerler ve şairler toplumsal hafızayı canlı tutan, itirazı yükselten ilk kuşak olmaya devam ediyor.
Geçkin aynı zamanda Türkiye ile kıyaslamalar yapıyor. Eskimeyen.com’da yayımlanan metninde, d
oğanın talanı, Kıyı ve orman rantı, ekonomik dalgalanmalar, hukuk ve temel haklardaki tahribat gibi sorunların yarattığı umutsuzluk duygusuna yer veriyor. Danimarka örneğinin, örgütlü kamusal alan, bağımsız yargı, güçlü kültürel hayat ve sanatçı sorumluluğuyla nasıl birbirine bağlandığını göstermesinin önemini vurguluyor.
Yazıda öne çıkan başka bir tema da uluslararası kültür paylaşımı. Geçkin eskimeyen.com’da Danimarkalı edebiyatçıların Türkiye’de tanınmasından, Kopenhag’daki şiir gecelerine Türk yazarların katılımından söz ediyor; bu tür kültürel etkileşimlerin iki ülke arasındaki anlayışı derinleştirdiğini belirtiyor.
Sonuç olarak Hayrettin Geçkin’in eskimeyen.com’daki değerlendirmesi sade ve net: Danimarka’nın “mutluluğu” bir reçete değil ama öğrenilecek bir model. Emek, hukuk, sanat ve demokratik kurumların biraradalığı olmadan sürdürülebilir refah kurulamaz. Geçkin okuyucuya bu dersleri hatırlatırken aynı zamanda ülkesinin bugününü sorgulamaya davet ediyor — çünkü onun gözünde gerçek miras sevmek ve birlikte yaşama yeteneğidir.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.