Danimarka hükümeti, Ukrayna’ya 2026’da ayırmayı planladığı askeri desteği keskin biçimde azaltmaya hazırlanıyor ve askeri yardımı 2026’da neredeyse yarıya indiriyor. Savaşın kritik bir eşiğe girdiği dönemde alınan bu karar, Kopenhag’ın uzun süredir sürdürdüğü lider rolünden geri çekildiği yönünde yorumlanıyor. Hükümet ise sorumluluğun artık diğer Avrupa ülkeleri tarafından daha fazla paylaşılması gerektiğini savunuyor.

Danimarka’nın ev sahipliğinde Ekim ayı başlarında başkent Kopenhag’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu’nun (AST) 7’nci zirvesine katılan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ortak basın toplantısı düzenlemişti. – Foto: AA
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka kamu yayıncısı DR’nin ortaya koyduğu verilere göre hükümet, 2026 yılı için Ukrayna’ya 9,4 milyar kron ayırmayı planlıyor. Bu rakam, geçen yıl sağlanan 16,5 milyar kronluk destekten ve bir önceki yıl verilen yaklaşık 19 milyar kronluk katkıdan belirgin şekilde düşük.
Rusya’nın 2022’deki işgalinden bu yana Ukrayna’ya en yüksek destek sağlayan ülkeler arasında yer alan Danimarka’nın bu geri adımı, savaş sahasında baskının yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor.
Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen, parlamentonun Savunma Komisyonu’na gönderdiği yazılı yanıtta, artık diğer ülkelerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Bu açıklama, hükümetin son yıllarda benimsediği “yük paylaşımı” söylemini daha açık bir politik duruşa dönüştürdüğünün işareti olarak değerlendiriliyor.
Oysa hem hükümet hem de Başbakan Mette Frederiksen, geçtiğimiz iki yıl boyunca Ukrayna’ya verilen desteği Avrupa güvenliği açısından “hayati” olarak nitelendirmiş; Frederiksen, Ekim ayında Kopenhag’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu toplantısında Ukrayna’yı “Avrupa’nın güvenlik garantisi” olarak tanımlamıştı. Bu nedenle, yardımın azaltılması iç politikada da soruları beraberinde getiriyor.
Ukrayna Fonu alarm veriyor
Parlamento 2023’te geniş tabanlı bir uzlaşıyla Ukrayna Fonu’nu kurmuş, askeri destek için uzun vadeli bir çerçeve oluşturmuştu. Bugüne kadar fondan yapılan harcama 70 milyar kronu aşmış durumda. Ancak fon hızla tükeniyor ve yeni kaynak aktarılmadığı takdirde mevcut destek seviyesinin korunması mümkün görünmüyor.
Liberal Sol Parti’nin Savunma Sözcüsü Stinus Lindgreen, DR’nin P1 Morgen programında yaptığı değerlendirmede kararın zamanlamasını sert sözlerle eleştirdi:
“Ukrayna’yı desteklemenin önemli olduğunu söylüyorsak – ki bütün partiler bunu söylüyor – o zaman şimdi yeni kaynak ayırmalıyız. Son yıllarda sağladığımız 16 ila 19 milyar kronluk yıllık destek doğru seviyedir.”
Lindgreen, fondaki açığın Savunma Bakanlığı’nın kendi bütçesinde yapılacak iç düzenlemelerle kapatılabileceğini, bunun başka bir sektörde kesinti gerektirmediğini vurguladı. Ona göre hükümetin geri adımı, sahadaki ağırlaşan tabloyla çelişiyor. Ukrayna güçlerinin son haftalarda ciddi kayıplar verdiği, Rusya’nın ise stratejik öneme sahip Pokrovsk’u tamamen kontrol altına aldığını iddia ettiği bir dönemde destek azaltmak “yanlış zamanlama” olarak değerlendiriliyor.
Nordik ülkeler destek artırırken Danimarka yavaşlıyor
Danimarka’nın desteği aşağı çekmeye hazırlanması, bölgedeki diğer ülkelerin attığı adımlarla da tezat oluşturuyor. DR’nin verilerine göre Norveç, gelecek yıl Ukrayna’ya 54,3 milyar kron ayırmayı planlıyor. İsveç ise 27 milyar kronluk destekle bütçesinin önemli bir kısmını Ukrayna’ya yöneltiyor.
Kiel Enstitüsü’nün analizine göre Danimarka, Ukrayna’ya verdiği desteği milli gelirine oranla en yüksek seviyeye taşıyan ülke konumunda bulunuyor. Bu nedenle hükümet kanadı, desteğin düşmesini doğal bir dengeleme süreci olarak sunuyor.
Sosyal Demokrat Parti’nin Savunma Sözcüsü Simon Kollerup P1 Morgen’e yaptığı açıklamada, “Başlangıçta ülke büyüklüğümüzün çok ötesinde bir destek sağladık. Bu nedenle yardımın zaman içinde düşmesi doğal” dedi.
Kollerup, hükümetin ileride yeniden destek artırabileceğinin sinyallerini de verdi; ancak savaşın ilk yıllarındaki kadar önde olmalarının beklenmemesi gerektiğini ifade etti. Yine de diğer ülkelerin artık daha büyük rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Biz küçük bir ülkeyiz ama hızlı karar alabiliyoruz; bu nedenle savaşın başında büyük destek verebildik. Fakat şimdi diğer ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesinin zamanı geldi” değerlendirmesinde bulundu.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.