Hiçbir blok çoğunluğu sağlayamadı, yeni hükümet için zorlu ve uzun pazarlık süreci başladı

Kral Frederik X’ten hükümeti kurma görevini yeniden alan Başbakan Mette Frederiksen zorlu bir süreç bekliyor. – Foto: Hasse Ferrold
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka’da seçim sonrası siyasi belirsizlik sürerken, hükümeti kurma görevi yeniden Mette Frederiksen’e verildi.
Danimarka Kralı Frederik X, parlamentoda hiçbir blokun çoğunluğu sağlayamaması üzerine hükümet kurma müzakerelerini mevcut başbakana emanet etti. Böylece Frederiksen, zayıflayan oy oranına rağmen sürecin merkezindeki isim olmaya devam etti.
Oy kaybetti ama birinci kaldı
Sosyal Demokratlar, 1903’ten bu yana en düşük oy oranını almasına rağmen 38 milletvekiliyle parlamentodaki en büyük parti olmayı sürdürdü.
Ancak sonuçlar, Danimarka siyasetindeki parçalanmayı ve uzlaşının kaçınılmaz olduğunu açık şekilde ortaya koydu.
179 sandalyeli parlamentoda sol blok 84 sandalye, sağ blok 77 sandalyeye sahip, ancak her iki taraf da hükümet kurmak için gerekli 90 sandalyeye ulaşamadı.
Kilit isim: Lars Lökke Rasmussen

Dışişleri Bakanı Lars Lökke Rasmussen’in partisi Moderaterne kilit parti konumuna geldi. – Foto: Hasse Ferrold
Seçimlerin en kritik aktörü ise 14 sandalye kazanan Moderaterne’nin (Ilımlılar) lideri, eski başbakan ve mevcut dışişleri bakanı Rasmussen oldu.
Ortaya çıkan tabloda, hükümetin kaderini büyük ölçüde Moderaterne’nin alacağı pozisyon belirleyecek. Bu durum Rasmussen’i bir kez daha Danimarka siyasetinin “kilit oyuncusu” haline getirdi.
Frederiksen merkez sol koalisyon peşinde
Seçim sonrası hükümetinin istifasını sunan Frederiksen, yeni bir merkez sol hükümet kurmak için harekete geçti.
Frederiksen, en gerçekçi senaryonun sol blok partileri ile Moderaterne’nin dahil olacağı bir koalisyon olduğunu savunuyor. Ancak Rasmussen’in bu formüle nasıl yaklaşacağı belirsizliğini koruyor.
Rasmussen ise aşırı sol politikalarla uyumlu bir hükümete mesafeli durarak tüm seçenekleri açık tutuyor.
Uzun ve zorlu pazarlık süreci
Danimarka, azınlık hükümetlerine alışkın bir ülke olsa da mevcut tablo müzakerelerin kolay olmayacağını gösteriyor.
2022 seçimlerinin ardından hükümet görüşmeleri altı hafta sürmüştü. Bu kez de benzer hatta daha uzun bir sürecin yaşanması bekleniyor.
Önümüzdeki günlerde görüşmelerin ana başlıklarını eEkonomi ve yaşam maliyetleri, emeklilik reformu, çevre politikaları, göç ve iltica düzenlemeleri oluşturacak.
Sağ popülizm yeniden yükselişte

Danimarka Halk Partisi lideri Morten Messeschmidt seçimlerde partisinin oylarını üçe katladı. – Foto: Hasse Ferrold
Seçimlerin dikkat çeken bir diğer sonucu ise göç karşıtı Dansk Folkeparti’nin (Danimarka Halk Partisi) yükselişi oldu.
Parti oylarını üçe katlayarak yüzde 9,1’e ulaşırken, sağ popülist tabanın toplam gücü yüzde 17 seviyesinde kaldı. Bu tablo, göç ve güvenlik politikalarının seçmen nezdinde önemini koruduğunu gösteriyor.
Kuzey Atlantik sandalyeleri belirleyici olabilir
Parlamentodaki 4 sandalye Grönland ve Faroe Adaları’na ait.
Faroe Adaları’nda bloklar birer sandalye kazanırken, Grönland’da seçmenler ağırlıklı olarak sol partileri ve bağımsızlık yanlısı Naleraq’ı destekledi.
Bu sonuçlar, zaten kırılgan olan dengeyi daha da hassas hale getiriyor.
Danimarka’da seçim sona erdi ancak siyasi süreç yeni başlıyor.
Hükümetin nasıl şekilleneceği, büyük ölçüde Frederiksen’in yürüteceği müzakereler ve Moderaterne’nin alacağı karara bağlı olacak. Ülke, önümüzdeki haftalarda yoğun ve kritik bir siyasi pazarlık sürecine sahne olacak.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.