Yeni ATP verilerine göre Danimarka’da yaşam süresi yeniden uzamaya başladı. Ancak ülke, İsveç ve Norveç’in gerisinde kalırken, Batı’nın en zengin ülkeleri arasında en düşük yaşam beklentisine sahip ülkelerden biri olmayı sürdürüyor.

Foto: Haber.dk
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka’da ortalama yaşam süresi üst üste üçüncü yıl artmasına rağmen ülke, yaşam beklentisi açısından diğer İskandinav ülkelerinin ve birçok Batı ülkesinin gerisinde kalmaya devam ediyor. Danimarka kamu yayıncısı TV2’nin, ATP’nin (İş Gücü Ek Emeklilik Sistemi) yeni verilerine dayandırdığı habere göre, Danimarkalılar Batı dünyasında en kısa yaşayan toplumlar arasında yer alıyor.
ATP’nin yayımladığı yeni verilere göre, 2024-2025 döneminde 67 yaşındaki kadınların beklenen yaşam süresi 1,2 ay, erkeklerin ise 0,4 ay arttı. Böylece pandemi sonrası düşüşün ardından yaşam beklentisindeki toparlanma üçüncü yıl üst üste devam etti.
Pandeminin etkisi sürüyor
Bugün Danimarka’da 67 yaşındaki bir kadının ortalama 86,9, erkeğin ise 84,4 yaşına kadar yaşaması bekleniyor. Buna karşın uzmanlara göre COVID-19 salgınının özellikle yaşlı nüfus üzerindeki etkileri hâlâ tamamen ortadan kalkmış değil.
ATP aktüeri Camilla Fredsgaard Larsen, pandeminin yaşam süresinde belirgin bir boşluk oluşturduğunu belirterek, “Bu boşluğu kapatmaya başladık ancak henüz tamamen telafi edebilmiş değiliz.” değerlendirmesinde bulundu.
İsveç ve Norveç yaklaşık bir yıl önde
Veriler, Danimarka’nın yalnızca pandemi nedeniyle değil, uzun yıllardır komşularının gerisinde kaldığını gösteriyor.
İsveç ve Norveç’te 67 yaşındaki kadın ve erkeklerin beklenen yaşam süresi Danimarka’dakinden ortalama yaklaşık bir yıl daha uzun. Bu farkın son 30 yıldan uzun süredir devam ettiği belirtiliyor.
ATP’ye göre bunun temel nedeni, 1980-1995 yılları arasında Danimarka’da yaşam süresinin çok yavaş artarken, İsveç ve Norveç’in aynı dönemde önemli ilerleme kaydetmiş olması.
Zengin ama daha kısa yaşıyor
Rapora göre en dikkat çekici sonuçlardan biri de Danimarka’nın ekonomik gücü ile sağlık göstergeleri arasındaki çelişki.
ATP, Danimarka’nın dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen, yaşam beklentisinde Batı dünyasının en alt sıralarında yer aldığını vurguluyor.
Camilla Fredsgaard Larsen, bu durumu “1980’ler ve 1990’lardan kalan bir yaşam süresi borcu” olarak tanımlıyor. Uzmanlara göre o dönemde yaygın olan sigara kullanımı ve yüksek alkol tüketimi, bugün hâlâ ortalama yaşam süresi üzerinde etkisini sürdürüyor.
Artış hızı da yavaşladı
ATP verileri, yaşam süresindeki artışın da eskiye göre yavaşladığını ortaya koyuyor.
Son 10 yılda yaşam beklentisi yılda ortalama yalnızca bir ay uzarken, bu artış önceki on yılın yaklaşık yarısı düzeyinde kaldı.
ATP ayrıca vatandaşların doğum yılı ve cinsiyet bilgilerini girerek beklenen yaşam sürelerini hesaplayabilecekleri istatistik temelli bir yaşam beklentisi hesaplama sistemi de geliştirdi.




























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.