Danimarka ve İtalya’nın öncülük ettiği, sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlere gönderilmesi planı AB’de destek bulurken, Fransa ve İspanya projeye sert şekilde karşı çıktı. Tartışma, Avrupa’nın göç krizine nasıl yanıt vereceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Foto ilistrasyon: Haber.dk
HABER.DK
KOPENHAG – Avrupa Birliği’nde göç politikaları konusunda yeni bir cepheleşme yaşanıyor. Danimarka ve İtalya’nın öncülük ettiği, sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin AB dışındaki üçüncü ülkelerde kurulacak geri gönderme merkezlerinde tutulmasını öngören model, giderek daha fazla destek bulurken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İspanya Başbakanı Pedro Sanchez projeye açık şekilde karşı çıktı.
Euronews Türkçe‘nin aktardığına göre, Brüksel’de düzenlenen AB zirvesinde 19 üye ülke lideri, yeni Avrupa mevzuatının sunduğu imkanlardan yararlanılarak üçüncü ülkelerde geri gönderme merkezleri kurulması yönünde ortak çağrı yaptı. Bu girişimin en güçlü savunucuları arasında ise uzun süredir daha sert göç politikaları talep eden Danimarka ve İtalya bulunuyor.
Danimarka’nın yıllardır savunduğu model
Danimarka, son yıllarda Avrupa’da göç yönetiminin AB sınırları dışında yürütülmesi fikrinin en ateşli destekçilerinden biri haline geldi. Kopenhag yönetimi, iltica başvurusu reddedilen kişilerin Avrupa’da kalmasının önüne geçmek ve geri gönderme süreçlerini hızlandırmak için üçüncü ülkelerle iş birliği yapılmasını savunuyor.
İtalya da benzer şekilde Arnavutluk’ta göçmen merkezleri kurarak bu yaklaşımı hayata geçirmeye çalışan ülkeler arasında yer aldı. Ancak uygulamanın beklenen sonuçları vermediği yönünde eleştiriler sürüyor.
Macron: “Bu bizim Avrupamız değil”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise plana sert tepki gösterdi.
Macron, zirve sonrasında yaptığı açıklamada, “Bunun bizim Avrupamız olduğundan emin değilim. Avrupa’nın üzerine kurulduğu temel değerlerin bunlar olduğunu düşünmüyorum,” diyerek projeye karşı çıktı.
Fransız lider ayrıca, bugüne kadar üçüncü ülkelerde kurulan geri gönderme merkezlerinin başarılı olduğuna dair somut bir örnek görmediğini belirterek uygulamanın hem maliyetli hem de etkisiz olduğunu savundu.
Macron, düzensiz göçle mücadelede daha sert sınır politikalarını desteklediğini ancak insanların hiç yaşamadıkları ülkelere gönderilmesini kabul etmediğini vurguladı.
Sanchez: “Bir serap”
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de geri gönderme merkezlerinin yasa dışı göçe çözüm olmayacağını söyledi.
Sanchez, söz konusu planın Avrupa’nın sınırlı mali kaynaklarını boşa harcayacağını belirterek, bunun göçün kaynak ve transit ülkelerine yanlış mesaj vereceğini ifade etti.
İspanyol lider, “Bu yaklaşım verimsiz, pahalı ve değersiz bir çözüm. Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu şey bu değil,” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa ikiye bölünüyor
Göç konusu son yıllarda Avrupa siyasetinin en tartışmalı başlıklarından biri haline geldi. Özellikle artan düzensiz göç ve sınır dışı kararlarının uygulanmasındaki zorluklar nedeniyle birçok ülke daha sert önlemler talep ediyor.
Danimarka ve İtalya’nın öncülüğündeki grup, geri gönderme süreçlerinin Avrupa dışında yürütülmesini savunurken; Fransa, İspanya ve bazı diğer ülkeler bunun Avrupa’nın insan hakları ve hukuk devleti ilkeleriyle çelişebileceğini düşünüyor.
Euronews Türkçe’nin haberine göre tartışmanın önümüzdeki aylarda AB gündeminin en önemli başlıklarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor. Avrupa Birliği şimdi yalnızca göçü nasıl yöneteceğini değil, bunu hangi değerler temelinde yapacağını da tartışıyor.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.