Ramazan Teknikel, Yaban Eriği Ağacının Anıları adlı yapıtında çocukları doğa, hayvanlar ve dostlukla buluştururken; sevgi, dayanışma ve çevre bilincini masalsı bir anlatımla geleceğe taşıyor.

Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Ozan, yazar Ramazan Teknikel, 1955 Adıyaman-Besni doğumludur. 1977’den bu yana yazı ve şiirleri çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanır. Öykü ve şiir kitaplarının yanında çocuk kitaplarıyla da ilgi çeker. “Yaban Eriği Ağacının Anıları” yeni çocuk öykülerinden oluşur. Kitabı resimleyen Emre Sarıçam 1989 Adana doğumlu olup resim yapmaya tutkuyla bağlıdır. Kitaptaki resimlerde ne denli özenli olduğu görülür.

Yaban Eriği Ağacının Anıları- Ramazan Teknikel, Çocuk Öykü, İnkılâp Çocuk Yayınları, 2025, 64 s. (Yeniden Türk Dili Dergisi YTDD, e-dergi, Temmuz-Ağustos 2026)
Ramazan Teknikel doğa tutkunu bir ozan, yazar olarak yaşadıklarını, gözlemlediklerini çocukların diliyle yansıtmakta çok başarılı olduğunu kanıtlar. Hayvanları, bitkileri, kısaca doğayı konuştururken çocukların ilgisine odaklanır. Yaban eriği, bir dağ eriğidir ve patika yolların çevresinde yetişir. Kendisine “Çakal eriği” denmesini istemez. Ekşiliğini kabul eder ve can eriği olmaya can atar. Altında oturan yorgun yolcuları, dallarına konan keklikleri, serçeleri, leylekleri de sever. Yalnız avlanmak için gelen avcıları sevmez. Bir amca gelip bir dalına can eriği aşısı yapınca da sevincine diyecek yoktur.
Çevresinde olan her hayvanla bu sevincini paylaşır ve onların dediği gibi can eriği olduğunda kimseye yukardan bakmayacağını söyler. İlkbahar gelince çiçek açar, çiçeklerine konan arıları, altına gelen boyalı kaplumbağayı, tavşanı sever. Tilkinin tavşanı yakalamak için yaptığı kurnazlığı anlar ve onu tavşandan uzaklaştırır. Aşısı tutunca mutlu olur. Yapraklarına uzanan keçiden korkar. Keçi deneyimli olduğu için aşılı yaprağa uzanmaz ve ona akıl da verir ki aşı yerinin çalıyla sarılmasını önerir. Aşı yapan amca denetime gelince de aynı şeyi söyler ve aşıyı korumaya alır.
Yaban eriği ağacının düşleri
Yazar, doğadaki olayları, hayvanları yaban eriği ağacının gözlemleriyle tanıtır. Çocuklara hayvan ve doğa sevgisini sezdirir. Dallarına yuva yapan iki serçenin yavrularını uçuruşunu izler. Leyleklerle konuşur. Yalnız kalmadığına sevinir. Bir yıl sonra can eriği olacağını muştular tüm canlılara. Dolu yağınca yemişlerinin bozulacağından korkar. Aşısına zarar olmadığına sevinir. Altına sığınan yolcularla dertleşir. Evden kaçıp gelen iki kedi de konuğu olur. Suti ile Piko, dışardaki kedilere özenip evden kaçarlar ve doğayı, dışarıyı tanırlar. İki karga da ilerde bu dallara yuva yapacağını söylerken yaban eriği ağacı onlara tilkiye nasıl aldandıklarını anımsatır. Kargalar ise artık akıllandıklarını, tilkinin sözlerine kanmayacaklarını söyler.
Kaplumbağa, sahibinin bahçesinden üzüm yediği için taşlanır ve bahçeyi terk edip yaban eriği ağacına komşu olur. Yakın bir yerde kış uykusuna yatar. Onu seven bahçe sahibinin kızı Mine aramaya gelir ve kış uykusuna yattığını öğrenince görmek için ilkbaharı bekleyeceğini anlar. Leylekler göç eder. Yaşlı bir kadın elinde sopasıyla tavuğunu kaçıran tilkiyi arar, yaban eriği ağacına da sorar. Kış gelir, yaban eriği ağacı yalnız kalır, yaprakları dökülür ve caneriği olacağı günü düşler, heyecanlanır.
Ramazan Teknikel, Yaban Eriği Ağacının Anıları yapıtında doğayı, hayvanları ve bitkileriyle çocukların dünyasına uygun olarak yansıtır. Doğayı insanlarla konuşturur ve sevgi dilinin sıcaklığını duyumsatır herkese.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.