Zeynel İren, “Gurbet Konağı” romanında Girit’ten İzmir’e uzanan bir göçün izinde, kuşaklar boyunca büyüyen bir ailenin savaş, ayrılık, hastalık ve özlemlerle örülü yaşamını anlatırken sevgi, umut ve dayanışmayı öne çıkarıyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Zeynel İren 1952 Tekirdağ-Hayrabolu doğumludur. Tekirdağ Ticaret Lisesi’ni bitirir, bankada memur olarak çalışır, banka müdürü olarak emekli olur. Göç romanında Kırım’dan İstanbul’a yüreklerdeki yangınla birlikte zorunlu göçü anlatır. Yeni romanı “Gurbet Konağı” Rodos’tan Türkiye’ye uzanan bir ailenin çoğalmasını yansıtır. Yazar, önsözde bu romanın “gurbeti sinesine basanların öyküsü” olarak belirtir. Özlemlerin, umutların romanını yazar.

Gurbet Konağı-Zeynel İren, Roman, İren Yayıncılık, Ağustos 2026, 206 s.
Gurbet Konağı’nda Girit’ten İzmir’e göç eden Orhan Dede, Gülümser Teyze yaşar. Gülcan, kardeşi Sevcan, Canan çok iyi anlaşırlar. Konak Büyükdede Rıza Efendi’den kalır. Anlatıcı Doktor Ferit, konak çevresinde geçen çocukluğunu anımsar. İpi kopan bir uçurtmayı almak için yüksek duvarlı bir konağın bahçesine girişlerini, kaçışlarını unutamaz. Yıllar sonra çocukluk arkadaşı Gülcan’ı görür, ona ilgi duyar. Annesiyle yaşayan Ferit, doktor olur. İzmir, Yunan tarafından kuşatıldığında babasını yitirir. Gülcan da doktor olur. Ferit Ankara Gölbaşı Askeri Hastanesi’nde askerliğini yapar. Gülcan’la evlilik kararı alırlar, mektuplaşırlar. Annesi Hacer ve Gülcan onu ziyarete giderler. Gülcan’ın ataması Trabzon Devlet Hastanesi’ne yapılır. Orada Hatice Teyze’nin evinde kiracı olarak kalır. Psikiyatr Dr. Gülcan hastalarıyla ilgilenir. Babaannesi Gülümser’in ölüm haberini alır. Evlenme izni alıp İzmir’de evlenirler. Uludağ’da üç gün balayından sonra görev yerlerine giderler. Dr. Ferit “şifa dağıtan doktor” olarak ünlenir. Orduda kalmaya karar verince Gülcan da Ankara-Altındağ ilçesine atanır. Gurbet Konağı’nda Orhan Dede’nin sahip çıkıp büyüttüğü (amcası olur) Canan da Doğan adlı bir gençle yuva kurar. Orhan Dede ölür. Aile bir süre Ankara’da yaşar. Gülcan’ın biri kız diğeri erkek ikizleri doğar. Adlarını Gülferah ile Kenan koyarlar. Sevcan da tıp okur ve doktor çıkar.
Şifacı Doktor Ferit
Şifacı Doktor Ferit, vereme yakalanır, Çamlıca Askeri Sanatoryum’unda bir buçuk ay tedavi görür. Ciğerlerinde “Buzlu Cam Görüntüsü” vardır. Akciğerler sertleşmiştir. Ölümden döner, iyileşir. Tuttuğu günlüklerde yaşadıklarını anlatır Gülcan’a. Dr. Osman onu iyileştirip taburcu eder. Bu kez İstanbul-Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne atanır. Ev kiralar, Gülcan da aynı yere atanınca aile birleşir. Dr. Ferit hastanede yatarken tanıdığı Erzurumlu Kara Leyla dediği kıza sahip çıkar, onu okutur. Hemşire olan Leyla, kendi köyünde çalışır, sevilir. Ferit’in annesi Hacer, kalp durmasından ölür. Karı koca doktorlar emekli olup Gurbet Konağı’na yerleşirler. Dr. Ferit konağın çatısında Gülcan’ın büyükbabasının not defterini bulur. Şifalı otlardan yapılan ilaçlar anlatılır defterde. Ferit hastalığı yeniden belirince şifalı otlara sığınır. Şifacı Topal Ayşe’ye gider. Onun ilaçlarından yarar gelmeyeceğine inanır. Onu Gülcan’ın sevgisi iyileştirir. Her şeyde sevgi başta gelir.
Yazar Zeynel İren, “Gurbet Konağı” romanında, savaşlar nedeniyle göç eden bir ailenin çoğalmasına tanıklık ederken çocukluk ve meslek aşkının, sevginin gücünü de yansıtır.




























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.