Yaz aylarında Danimarka’da gazeteciler “hıyar zamanı” geldiğini söyler. Büyük haberlerin tatile çıktığı bu dönemde aslında başka bir gerçek ortaya çıkar. Hayat hiç durmaz. Bazen en küçük haber, en büyük gerçeği anlatır. Belki de mesele haberin azlığı değil, ona nasıl baktığımızdır.

Foto: AI/Haber.dk
Cengiz KAHRAMAN
cengiz.kahraman@haber.dk
“Hıyar zamanı başladı.”
Danimarka’da bunu ilk duyduğumda doğrusu gülmüştüm. Gazeteciler kendi aralarında gayet ciddi bir yüz ifadesiyle “Agurketid geldi (Hıyar zamanı)” diyordu. Bunu Türkçeye çevirdiğinizde ortaya oldukça komik bir ifade çıkıyor. İnsan ister istemez ’Bir ülkede gerçekten hıyarın zamanı olur da haberin zamanı olmaz mı?’, diye düşünüyor. Sonra anlıyorsunuz ki mesele salatalık değil. Mesele gündem.
Haziran’ın sonu ve Temmuz’un girmesiyle, parlamento tatile girer. Bakanlar daha az görünür. Mahkemeler yavaşlar. Şirket yöneticileri e-postalarına otomatik yanıt koyar. Telefon açarsınız, “Ağustosta döneceğim” cevabını alırsınız, kısacası ülke endüstri tatiline girer.
Gazeteciler ise bilgisayarlarının başında . “Bugün ne oldu?”diye birbirlerine bakar. Aslında çok şey olur. Bir çocuk ilk kez bisiklete binmeyi öğrenir. Bir yaşlı adam yıllardır görmediği kardeşiyle barışır. Bir leylek yıllar sonra aynı bacaya döner. Bir ormanda çıkan küçük yangın, yüzlerce gönüllüyü harekete geçirir. Ama bunlar siyasetin sert tartışmaları kadar ses çıkarmaz.
İşte Danimarkalılar buna “Agurketid (Hıyar zamanı)” der. İngilizler “Silly Season” yani “saçma sezon” der.
Almanlar ise daha da ilginç “Sauregurkenzeit” ismini kullanır, onların da aklı salatalıktadır. Demek ki Avrupa’nın ortak dili bazen sebzeler olabiliyor.
Biz Türkiye’den gelenler için bu durum biraz şaşırtıcıdır. Çünkü Türkiye’de gündem pek tatile çıkmaz. Yaz ortasında kabine değişebilir, bir gecede ekonomi değişebilir, sabaha karşı deprem olabilir, orman yangınları başlayabilir. Bir futbol transferi bile ülke gündemini değiştirebilir. Türkiye’de haber, takvim dinlemez.
Danimarka ise bazen insana başka bir hayatın mümkün olduğunu düşündürür. Burada bazı günler gerçekten hiçbir şey olmuyormuş gibi görünür. Sonra fark edersiniz ki aslında olan şey tam da budur. İnsanlar yaşıyor, tatile gidiyor, çocuklarıyla vakit geçiriyor, denize giriyor, bisiklet sürüyor. Hayat, manşet olmadan da akıp gidiyor.
Yıllardır Haber.dk’da ben de bu “hıyar zamanı”nı çok yaşadım. Sabah bilgisayarın başına oturuyorsunuz. Ajanslara bakıyorsunuz. Danimarka’dan büyük haber yok. Bir an için telaş başlıyor. “Bugün siteye ne koyacağız?”. Sonra küçük bir haber çıkıyor karşınıza.
Son günlerde Danimarka medyasına bakıyorum. Birkaç gündür manşetlerde larvalar (Tırtıl) var. Bir tırtılın ya da böcek larvasının insanlarda oluşturduğu tahriş neredeyse ülkenin en önemli gündemi gibi işleniyor. Elbette halk sağlığını ilgilendiren her konu haber değeri taşır. Ama dünyanın öbür ucunda savaşlar sürerken, milyonlar yerinden edilirken haber bültenlerinin uzun uzun larvaları konuşması, “agurketid”in ne anlama geldiğini de gösteriyor. Yaz gelince Danimarka medyası biraz içine kapanıyor. Dünya dönmeye devam ediyor ama mercek çoğu zaman ülke sınırlarının dışına pek çıkmıyor.
Bir belediyenin parkta yaşlılar için yaptığı etkinlikler, bir okulda çocuklara ücretsiz müzik dersi verilmeye başlanması, gönüllülerin yalnız yaşayan yaşlılara yaz boyunca arkadaşlık etmesi. Danimarka’daki kurtların ne kadar hayvanı telef ettiği ve en ilginç olanı da bir parktaki kuş yuvalarından kuş yavrularının çalınması haberi…
Aslında bunlar küçük haber değil. Tam tersine, bir toplumun nasıl ayakta kaldığını anlatan büyük hikâyeler.
Gazetecilik bana yıllar içinde ilginç bir şey öğretti. Bazen manşetler bağırır, ama hayat fısıldar. Biz çoğu zaman bağıran haberlerin peşinden koşarken, insanı insan yapan ayrıntıları kaçırıyoruz. Oysa bir çocuğun ilk keman konseri de haberdir. Bir göçmenin yıllar sonra vatandaşlık yemini etmesi de, bir yaşlının yalnız olmadığını hissetmesi de…
Belki milyonlarca kişiyi ilgilendirmez. Ama bir insanın hayatını değiştirir. Gazetecilik biraz da bunu görebilmektir. Belki de “hıyar zamanı” diye küçümsenen dönem, gazeteciliğin en zor sınavıdır. Çünkü büyük krizlerin olmadığı günlerde haber bulmak kolay değildir.
Asıl mesele, büyük olayların gölgesine sığınmadan hayatın içindeki değeri görebilmektir.
Her gün deprem olmaz, her gün seçim yapılmaz, her gün savaş çıkmaz, ama her gün insanlar yaşar ve yaşanan her günün içinde anlatılmayı bekleyen onlarca hikâye saklıdır. Danimarka bana bu deyimden daha fazlasını öğretti.
Bazen sessizlik de bir haberdir. Bazen sakinlik, bir ülkenin en büyük zenginliğidir. Belki de yazın en güzel yanı budur. Gündem biraz yavaşlar. İnsan, çevresine daha dikkatli bakmaya başlar. Çiçek açan bir ağacı fark eder. Sahilde kitap okuyan yaşlı çifti görür. Parkta kahkahalar atan çocukların sesini duyar ve anlar ki hayat, yalnızca manşetlerden ibaret değildir.
Belki de gerçek haber, tam da gözümüzün önünde sessizce yaşanmaya devam ediyordur. İşte o zaman “hıyar zamanı” gülümseten bir deyim olmaktan çıkar. İnsanları düşünmeye iter ve hayata biraz daha yakından bakmayı öğreten küçük bir hatırlatmaya dönüşür.
Gazeteci Cengiz Kahraman, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yaşamakta ve 1992 yılından bu yana ise aktif olarak gazetecilik ve editörlük yapmaktadır.
Cengiz Kahraman, uzun yıllar serbest gazeteci olarak Türk basınında görev aldı. Bu süreçte Milliyet, Radikal ve Habertürk gazetelerinin Kopenhag muhabirliğini yürüttü. Bu süreçte Türkiye ile Danimarka arasındaki siyasal, toplumsal ve kültürel gelişmeleri yakından izleyerek kamuoyuna aktardı. Daha sonra kısa bir süre Danimarka’nın ulusal radyo ve televizyon kurumu DR’nin yabancı diller servisi olan DR International’da Türkçe haberler hazırlayıp sundu. Kahraman, aynı dönemde BBC World Türkçe Servisi için de Kopenhag’dan serbest muhabir olarak çalıştı.
2002 yılında Danimarka’nın önde gelen günlük gazetelerinden Politiken’de çalışmaya başlayan Cengiz Kahraman, Politiken gazetesi bünyesinde 2004 yılı sonuna kadar Türkçe ve Danca olarak haftalık yayımlanan Haber gazetesinin editörlüğünü üstlendi. Günümüzde ise “haber.dk” ile Danca yayın yapan “Danturk.com” adlı haber portallarının sahibi ve editörü olarak yayıncılık faaliyetlerini sürdürmektedir.
Cengiz Kahraman, gazetecilik mesleğini Türkiye ve Danimarka arasında bir köprü olarak görmüş; göç, kimlik, kültür, medya ve demokrasi konularında uzun yıllardır ürettiği haber ve analizlerle kamuoyuna katkı sunmaya devam etmektedir.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.