Knesset’te kabul edilen yeni düzenleme, idam cezasını fiilen Filistinliler için yeniden gündeme taşırken; Avrupa’dan “ayrımcılık” uyarısı, hukukçulardan sert eleştiriler ve olası yaptırım çağrıları dikkat çekiyor.

Foto kolay: Haber.dk
HABER.dk
İsrail parlamentosu Knesset, Filistinlilere yönelik idam cezasının önünü açan tartışmalı yasa tasarısını kabul etti. Oylamaya bizzat katılan Başbakan Binyamin Netanyahu “evet” oyu verirken, düzenleme ülkede ve uluslararası arenada geniş yankı uyandırdı.
Yeni yasaya göre, özellikle Batı Şeria’da İsraillilere yönelik ölümle sonuçlanan saldırılardan suçlu bulunan Filistinliler için idam cezası “varsayılan ceza” haline getiriliyor.
Düzenleme, askeri mahkemelerde yargılanan Filistinliler açısından idamı fiilen zorunlu hale getirirken, sivil mahkemelere ise bazı durumlarda idam ile müebbet hapis arasında tercih yapma yetkisi tanıyor.
Aşırı sağ için “zafer”
Yasanın kabulü, uzun süredir bu düzenleme için bastıran aşırı sağcı siyasi çevreler tarafından “tarihi bir kazanım” olarak görülüyor. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sürecin en görünür aktörlerinden biri olarak öne çıkarken, yasa için “son yılların en önemli adımı” değerlendirmesini yaptı.
“Ayrımcılık” tartışması büyüyor
İsrailli ve uluslararası hukukçular, düzenlemenin açık biçimde ayrımcı bir yapı içerdiğini savunuyor. Eleştirilere göre yasa, idam cezasını fiilen yalnızca Filistinlilere uygulanabilir hale getiriyor ve farklı yargı sistemleri arasında eşitsizlik yaratıyor.
İsrail merkezli İsrail Demokrasi Enstitüsü uzmanları, askeri mahkemelerin yalnızca Filistinlileri kapsadığını hatırlatarak, bu durumun hukuki eşitlik ilkesini zedelediğine dikkat çekiyor.
Uluslararası hukuk alarm veriyor
Uzmanlar ayrıca, İsrail’in egemenlik alanı dışında kalan Batı Şeria’da bu tür bir düzenleme yapmasının uluslararası hukuk açısından ciddi sorunlar doğurabileceğini belirtiyor. Yasanın, af imkânı tanımaması ve infaz sürecini 90 gün gibi kısa bir süreye bağlaması da eleştirilerin merkezinde.
Avrupa’dan sert tepki
Başta Fransa, Almanya, İtalya ve Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’nın önde gelen ülkeleri, tasarıya “derin endişe” ile yaklaştıklarını açıkladı. Yapılan ortak açıklamada, düzenlemenin “fiilen ayrımcı karakter taşıdığı” ve demokratik ilkelerle çelişebileceği vurgulandı.
Avrupa Parlamentosu üyeleri ise daha ileri giderek, Avrupa Birliği’nin İsrail’e karşı daha güçlü bir siyasi tepki vermesi gerektiğini savundu. Bazı milletvekilleri, düzenlemenin insan hakları ihlali niteliği taşıyabileceğini belirterek olası yaptırımları gündeme getirdi.
İdam cezası yeniden tartışmada
İsrail’de idam cezası 1954 yılında büyük ölçüde kaldırılmış, yalnızca istisnai durumlar için hukuki olarak varlığını sürdürmüştü. Bu yeni düzenleme ise, yıllar sonra idam cezasını yeniden pratik bir araç haline getirmesi açısından kritik bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
İnsan hakları örgütleri, yasanın caydırıcılık sağlamayacağını, aksine bölgedeki gerilimi daha da artırabileceğini savunuyor.
Kriz derinleşebilir
Uzmanlara göre bu adım yalnızca iç hukuk tartışması değil; aynı zamanda İsrail’in uluslararası ilişkilerini de doğrudan etkileyebilecek bir gelişme. Özellikle Avrupa ile ilişkilerde yeni bir gerilim hattının oluşabileceği belirtiliyor.
Kısa vadede yasanın İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi beklenirken, süreç hem hukuki hem de siyasi açıdan yakından izleniyor.
Kaynak: Euronews Türkçe, DW Türkçe, Anadolu Ajansı






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.