Nedime Köşgeroğlu’nun öykü ve denemelerinde kadın, toplum ve yaşamın kırılgan dengeleri derinlikli bir dille ele alınıyor
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Prof. Dr. Nedime Köşgeroğlu, 1961 Eskişehir doğumlu olup Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi’nden emekli olur. Rumeli Üniversitesi’nde dekanlık yapar, yurt dışına gider. Öykü ve deneme yapıtlarıyla tanınır. Aşk Bize Gelmedi Hiç ve Yazgıdan Yarına/ Bir Avuç Dünya, yeni iki kitabıdır.

(1) Aşk Bize Gelmedi Hiç-Nedime Köşgeroğlu, Öykü, İzan Yayıncılık, 2022, 106 s.
(2) Yazgıdan Yarına/Bir Avuç Dünya- Nedime Köşgeroğlu, Deneme-Kitap Tanıtım, İzan Yayıncılık, 2022, 146 s.
“Aşk Bize Gelmedi Hiç” (1) içinde on altı öykünün yer aldığı bir yapıttır. Öykülerde aileler arasında, özellikle kadınlar arasında yaşanan olaylar, sorunlar işlenir. “Susmalar; kıştan önce aşk vardı” diyen yazar, kocası ölmüş olan Feride ablanın yaşamından kesitler verir. Çocuğu olmayışı, eşi Arif’in de çocuk edinmek istemeyişi, onu komşusu olan Cemal’in eşiyle aldatması, evinin tapusunu o kadının üstüne yapması, hastanede yatan Feride’nin acılarını çoğaltır.
Yazar, geceyi giyinmeyi, çevredeki tehlikeleri (yemek zehirlenmesi, trafik kazası vb.) anımsatır ve iki sevgili olan Engin ile Aysun’un yaşam savaşımını anlatır. Aysun’un arkadaşı Emel, tıpta okuyan kardeşinin anatomi atlasını Aysun’a verip Engin’e götürmesini ister. Yolda Aysun ile öğretmen Samet’e taksi çarpar ve ölümlerine neden olur. Sanık kefaletle serbest bırakılır. Emel ise yaşamın bedelini sorgular. Anlatıcı, yaşamın kıyısından gidenleri anlatır. Hastanede yatan Âlim Amca ölmez de ona bakan eşi Esma, kalp krizinden ölür. Hüzne ayarlı yaşamlar insanın içini burkar. İşsizlikten kaynaklanan göç dalgası, yabancı ellerde arayışlar, kadınların eşleri tarafından aldatılışları, çıkmaz sokak sakinlerinin değişen dünyaları, yaşam düzeyleri aynı olan insanların birbirlerine yardım etme çabaları ilgi çeker.
“Aşk bize gelmedi hiç” öyküsünde, doğum yapan kadının, doğan kızı Dilek’in kurtarılması için hemşirelere yalvarması konu edilir. Radyodaki konuşmalardan “Aşk bize gelmedi hiç” sözleri yankılanırken, doğum yapan anne bebeğinin yaşaması için her şeye razı olduğunu belirtir. “Ben o dağları sırtımda taşırım” (s. 44) der. Öykülerde çalışan kadınların sıkıntıları, kadınlara aciz olayları, aldatılan kadınlar, erken evliliklerin getirdiği sorunlar, zaman öğesi önemli yer tutar. Şiirsel bir anlatım ilgi çeker: “Gece koyu bir gülümseyiştir, düşer yeryüzüne yıldızlar (s.82)…Gözleri kara, duruşu para, elleri kan kokan bir dünya… (s.90) vb.
Yazar Nedime Köşgeroğlu, olay öykülerinde kadınların sorunlarını şiirsel bir dille yansıtır, yalın, akıcı bir dili vardır.
“Yazgıdan Yarına/ Bir avuç dünya…” (2)
Bu yapıtında yazar üç bölümde, okuduğu kitapların düşündürdüğü konuları irdelerken denemenin tadını duyumsatır. Aşk ile okumanın erdemini, bilimin, kültürün, sanatın değerini yansıtır. Günümüzde yaşanan siyasal olayların iç yüzünü, yöneticilerin aymazlığını örneklerle açıklarken okuduğu kitapları da kaynak olarak gösterir. Anamalcı sistemin yurdumuzu getirdiği durumu gözler önüne sererken, “sadaka kültürüne” niçin alıştırıldığımızı sorgular ve “Biz ne zaman kendimizi doğmalardan kurtaracağız. İnsana yakışır bir yaşam süreceğiz?” diye de sorar. Eğitimimizin küreselleşme kıskacında olduğunu, bu düzenden kurtulmamız gerektiğini, Köy Enstitülerini anımsatarak vurgular.
Yazar Nedime Köşgeroğlu, önemli bulduğu kitapları tanıtarak “insanın kendini bulma serüvenine” “Kadın olmanın dayanılmaz ağırlığına”, kadının yaratıcılığının ve insan olmanın önemine ışık tutar. Yaşama sevincini çoğaltmak için kitap okumayı, şiir okumayı önerir. Adalet ve özgürlük kavramlarının yeşerdiği bir toplumun gelişeceğini savunur.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.