Hans Christian Andersen’in ölümsüz masalından ilhamla 1913’te bronz ve mermerden hayat bulan Küçük Denizkızı Heykeli, aşk, fedakârlık ve özlemin sembolü olarak Kopenhag Limanı’nda milyonlarca ziyaretçiyi büyülemeye devam ediyor.

Foto: Haber.dk
Hüseyin DUYGU
huseyin.duygu@haber.dk
Dünya klasiklerinden olan hepimizin bildiği bu masal, Danimarkalı Hans Christian Andersen’in 1837 yılında yazdığı ve en bilinen eserlerinden biri olan Küçük Denizkızı, denizler altında bir şatoda yaşayan küçük denizkızı Ariel’in öyküsünü anlatır.
Masalın ana kahramanı vücudunun belinden aşağısı balık şeklinde olan bir kızdır. Masalda, tatlı ve ahenkli bir sesi olan ve ailesi ile su altı sarayında yaşayan denizkızının, bir insana aşık olması, aşkına kavuşmak için insana dönüşmeye çabalaması ve pek çok fedakarlığına rağmen deniz köpüğüne dönüşmesini anlatır. Opera, bale, film, animasyon gibi pek çok mecraya uyarlanmıştır.
Bilindiği gibi denizkızları, belinden yukarısı dişi bir insan görünümünde olan ama aynı zamanda bir balık kuyruğuna sahip efsanevi varlıklardır. Çeşitli ülkelerde, farklı kültürlerde birbirine çok yakın bir biçimde anlatılan deniz kızları, genellikle uzun sarı saçları ve dillere destan güzellikleri ile denizcilere şarkılar söyleyip onları büyüleyen, iyi kalpli deniz canlıları olarak betimlenmişlerdir. Denizkızları, kara ve deniz yaşamları arasındaki ortaklığın, yaşam ve ölümün bir simgesidir.
Küçük Denizkızı Heykeli 1909 yılında, Kopenhag Kraliyet Tiyatrosu’nda peri masalını konu alan bir baleden etkilenen ünlü bira imalatçısı Carlsberg’in kurucusunun oğlu Carl Jacobsen tarafından yaptırılmış. Baleye konusunu veren Hans Christian Andersen’in yazmış olduğu ‘Küçük Denizkızı’ eseri denizler altında bir şatoda yaşayan küçük denizkızı Ariel’in öyküsünü anlatır.
Eserde denizkızı Ariel karada görmüş olduğu genç ve yakışıklı bir prensle birlikte olabilmek için her şeyden vazgeçer. Her gün denizin dibinden yüzerek yüzeye çıkar ve sudaki kayasının üzerine oturarak aşık olduğu prensi bir an olsun görebilmek umuduyla kıyıya doğru özlemle bakar. Efsaneye göre kara ile denizin birleştiği noktada denizkızı ile Vikingli genç bir prens birbirilerine aşık olurlar. Denizkızı karada, prens suda yaşayamayınca, denizkızı ölümü göze alıp aşkı için karada yaşamayı dener ama ölür!
Küçük Denizkızı Heykeli, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bulunan ve ülkenin en ünlü simgelerinden biri olan bir heykeldir. 1913 yılında, ünlü Danimarkalı heykeltıraş Edvard Eriksen tarafından yapımı bitirilmiştir.
Heykel, Kopenhag Limanı’nda deniz kenarına yerleştirilmiştir ve 1,25 metre boyunda, mermer ve bronzdan yapılmıştır. Küçük Denizkızı, heykelinin en dikkat çeken özelliği, figürün zarif ve naif bir şekilde tasvir edilmiş olmasıdır. Heykelin başı, uzun dalgalı saçları ve denizkızı vücudu, Andersen’in masalındaki masumiyetin ve duygusal derinliğin bir sembolüdür. Heykelin dikkatlice yapılan detayları ve zarif figürü, onu sanatsal açıdan değerli kılarken, aynı zamanda Danimarka kültürünün ve ulusal kimliğinin bir parçası haline getirmiştir.
Küçük Denizkızı Heykeli, dünya çapında tanınan ve her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Heykelin en ilgi çeken yönlerinden biri de, ziyaretçilerin, orijinal masalın kalbinde bulunan dramatik temaları ve evrensel aşk, özlem ve fedakarlık gibi insani duyguları hissetmelerini sağlamasıdır. Aynı zamanda Kopenhag’a gelen turistler, bu ikonik heykel ile fotoğraf çektirmek ve masalın büyüsüne kapılmak için uzun süre kuyruğa girmektedirler.
Küçük Denizkızı Heykeli, zaman içinde birkaç kez vandallığa uğramış ve çeşitli olaylarla gündeme gelmiştir. Heykel, bir dönem başı kesilerek kaybolmuş, sonrasında restorasyon yapılmıştır. Bu tür olaylar, heykelin yalnızca estetik bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel bir simge olarak büyük bir öneme sahip olduğunu da göstermektedir. Ancak her türlü zarar ve onarıma rağmen heykel, Kopenhag’ın simgesi olarak varlığını sürdürmeye devam etmektedir.
Denizkızı bir çocuğun yüreğinde gerçek, bir büyüğün dünyasında masalsı bir varlık. Belki de bir deniz ülkesinde yaşayan güzel bir varlığın olduğunu düşünmek ruhumuza iyi gelebilir.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.