Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı’nın Kanunları adlı çalışmasında Milli Mücadele’yi yalnızca askeri bir zafer olarak değil; toplumsal örgütlenmesi, siyasal dinamikleri ve dünya devrimleriyle ilişkisi içinde kapsamlı bir tarihsel çözümlemeyle ele alıyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Eğitimci, araştırmacı yazar Zeki Sarıhan, 1944 Fatsa doğumludur. Türkçe öğretmenliğinden emekli olan yazar, sayısı elliyi geçen kitaplarına bir yenisini ekledi: “Kurtuluş Savaşı’nın Kanunları. Yazar, 25 başlık altında Kurtuluş Savaşı’nda yaşananları, önderlik edenleri, karşı çıkanları, savaşanları ve bu arada savaşın yasalarını ayrıntılarıyla açıklar.

Kurtuluş Savaşı’nın Kanunları-Zeki Sarıhan, Araştırma, Gufo Yayınları, Haziran 2026, 240 s.
Kurtuluş Savaşı’nın yasalarını, bu savaşın özellikleri olarak belirten yazar, Çin Devrimi’nin kendine özgü yasalarını inceler ve devrimci savaşların ortak özellikleri olduğunu belirtir. Kurtuluş Savaşı’nın 1. Dünya Savaşı’ndan ayrılan yönleri üzerinde durur. Kurtuluş Savaşı’nı “Milli bir devrim” olarak nitelendirir.
Osmanlı İmparatorluğu, 1. Dünya Savaşı’nda Almanya’yla birlikte hareket edip yenilir. Türk Kurtuluş Savaşı, ulusal bir devrimle sonuçlanır ve yeni bir Türkiye Devleti kurulur. Sovyet Devrimi’ndeyse halk iktidarı kurulur ve bu işçi, köylü, asker Sovyetleriyle birlikte gerçekleştirilir. Bu yönden iki devrim birbirinden ayrılır.
Yazar, Kurtuluş Savaşı’nda baş çelişkinin emperyalist işgal ile ulus arasında olduğunu, işçiler-patronlar arasındaki çelişkilerin ikinci planda olduğunu söyler. Kurtuluş Savaşı’na milli burjuvazinin önderlik ettiğini ve bu savaşın emperyalizme ağır bir darbe indirdiğini, ezilen milletlerin ve sosyalist dünyanın da desteklediğini anımsatır. Yazar, ezilen milletlere cesaret veren Kurtuluş Savaşımızı her yönüyle incelemesini sürdürür.
Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’daki kongrelerle halkı örgütlemeyi başarır ve TBMM’de çeşitli siyasi eğilimleri buluşturur: “Komünistler, Yeşilorducular, radikal halkçılar, Kemalistler, modernistler, Türkçüler, muhafazakârlar, İslamcılar, İttihatçılar…” (s.35). Böylece Anadolu köylüsü kadını, erkeğiyle savaşın asıl unsuru olur.
Kurtuluş Savaşı’nda halk örgütlenmesi
Yazar, Ekim Devrimi’nin Kurtuluş Savaşı üzerinde büyük etkisi olduğunu söyler. Türkiye’yle diplomatik ilişkiye ilk geçen hükümet Sovyetler olup Mustafa Kemal Paşa da Lenin’e mektup yazarak ittifak önerir, bir heyet gönderir ve gereken yardımları da alır. Meclis’te bu konuda önemli tartışmalar olur. Cumhuriyet zor koşullara karşın ilan edilir, devrimler, atılımlar yapılır. Ancak 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye emperyalizmin Ortadoğu’daki bağlaşığı olmayı seçer. Böylece devrim, sosyal bir devrime evrilemez ve bu özelliğiyle Çin, Küba, Vietnam devrimlerinden ayrılır.
Yazar, Kurtuluş Savaşı’nın milletin büyük örgütlenmesiyle kazanıldığını vurgular. Yurt savunması için kurulan örgütleri tanıtır. Bir savaşın amaçsız olamayacağını belirterek, emperyalist saldırganları yurttan atmayı amaç edindiğini açıklar. Kuvayi Milliye düşmanlarını, Anadolu Hareketi’ni çökertmek için çalışan Padişah yanlılarını, gerici ayaklanmaları da tanıtır. Savaşın “geniş cephe politikasıyla” ve düşmanlar arasındaki çelişkilerden yararlanılarak kazanıldığını söyler. Gerici ayaklanmaları anımsatarak bu savaşın aynı zamanda bir iç savaş olduğunu, bu nedenle şiddet de kullanıldığını vurgular. Kurtuluş Savaşı, tek bir komuta altında, “kırlardan şehirlere doğru” savaşarak kazanılır.
Zeki Sarıhan, “Kurtuluş Savaşı’nın Kanunları” yapıtında, Kurtuluş Savaşı’nı, 1. Dünya Savaşı’yla karşılaştırarak inceler. Ayrıca Sovyet, Küba, Vietnam devrimleriyle de kıyaslar. Başarıya ulaşmasının nedenlerini açıklar. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Cumhuriyet’in, demokrasinin hangi nedenlerle gerilediğini birçok kaynağa başvurarak anlatır.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.