Erhan Sunar, müzik ve söyleşiler üzerinden ırkçılık, ihbarcılık ve savaşın ahlaki yıkımını sorguluyor
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Erhan Sunar 1984 Diyarbakır doğumludur. İngilizce Öğretmenliği okur, çevirileri ve romanlarıyla tanınır. Yeni romanı “Gene de Ölmez İnsan” ile Nazi ırkçılığını sorguladığı gözlenir. Romana önsöz yazan Suzanne Sümer tarih öğretmeni, eşi ise avukattır.

Gene de Ölmez İnsan-Erhan Sunar, Roman, SRC Kitap, Mayıs 2025, 138 s.
Berlin’in küçük bir kasabası olan Northeim’de işlenen cinayeti duyunca olayı inceleme gereği duyar ve 1944-45 yıllarında, on kişiyle yaptığı söyleşiyle olaya açıklık getirmeye çalışır. İki cinayeti ardı ardına işleyen Benjamin (Ben) orkestrada keman çalar. Fafotçuyu ve daha sonra yaşlı annesini öldürür. Sorgulanan arkadaşları, cinayet sırasında duyumsadıklarını anlatırlar.
Keman, Anna, Ben’in yaşlı, yatalak annesine bir huzurevi aramak için evden çıktığını, fagot ustasını öldürme planı yaptığını söyler. Trampet, Erhard, Nazi baskılarını, ihbarla evden alınıp götürülen Yahudileri anlatır. Ben’in silahından çıkan kurşunun kendisini de vurabileceğini düşünür. Bu arada Ben’in ve ailesinin Yahudi olduğunu, annesinin felçli olduğunu, babasının onu terk ettiğini, kendisinin de meşru olmadığını, üç cinsiyetli olduğunu belirtmek gerekir.
Klarnet, Errol da aynı bilgileri verir. Flüt, Detlev, Ben’in kasabada annesiyle yaşadığını, trenle Berlin’e geldiğini, orkestrada çalıştığını belirtir. Cinayetten sonra toplama kampına gönderildiğini açıklar. Bolero’yu çalarken cinayeti işlemesini, öldürdüğü annesinin altın dişlerini sökmesini de şaşırtıcı bulur. Detlev, Hitler’e bağlı biridir ve Yahudiler’in temizlenmesine sevinir. Şef, Sander de Hitler’e bağlıdır ve cinayetin ihbar sonucu işlendiğini belirtir. Yahudi çalgıcıların Naziler’e ihbar edildiğini doğrular.
Irkçılığın acımasızlığı
Romanın ikinci bölümünde de söyleşiye katılanlar görüşlerini söyler. Birinci Keman, Hanna, Ben’in Leine Nehri kıyısında gezintiye çıktığını, düşünceli olduğunu, yollarda SA milislerinden rahatsızlığını dile getirir. “Irkından dolayı” annesiyle birlikte dışlanmışlığından yakındığını, cinayetin Naziler’e bir yanıt olduğunu anımsatır.
Söyleşiler olaydan on-on beş yıl sonra yapılır. Ben, inanmış sosyalisttir, demiryolu işçilerini selamlar her karşılaştığında. Yahudi karşıtı Wagner’e kin duyar. Öldürdüğü fagotçunun bir gece önce barda şişman bir Yahudi kadını dövdüğünü, onu aşağıladığını görür. Baş Davul, Erik de o gece bardadır ve olayı o da görür. Ben ile Erhard arasındaki ilişkiyi de bilir. Fagotçu öldürüldüğünde cebinden altı yaşındaki oğlu Alexis’in fotoğrafı çıkar.
Saksafon, Kurt, fagotçu öldürüldüğünde kendi yanındaki klarnetçinin korkudan bayılmasına öfkelidir. Ben’in cinayetleri işlerken başka çıkış yolu bulamadığını savunur. Oscar Wilde’in kitaba ad olan dizelerini anımsatır: ”Çünkü her insan öldürür sevdiğini/ Gene de ölmez insan.” (s.112). Kurt, orkestra üyelerinden Flüt, Detlev’in devlete bağlılığını, Trombon, Karl’ın dedikoduculuğunu, Şef, Sander’in Nazi yönetimine bağlılığını anımsatır.
Obua, Adam, obuanın zor bir çalgı olduğunu belirtip Detlev’e karşı çıktığını söyler. Nazi partisi liderlerinin küstahlığını eleştirirken Ben’i sinik ve ürkek görür, ayrıca yoksulluk çektiğini de belirtir. Adam, 2. Dünya Savaşı’na katılır ve cephede Rus askeriyle karşılaştığında silah çekmezler, bakışarak anlaşıp ayrılırlar. Savaşın acımasızlığını yaşar ve Hitler’in Almanya’yı yıkıma sürüklediğini bilir. Özgür Almanya’yı ve dünya barışını savunur.
Konrafagot, Alexis, öldürülen fagotçunun oğludur. Babası öldürüldüğünde altı yaşındadır. Tanıklık yazısını on altı yaşında yazmaktadır. Babasının Yahudi düşmanı ve ihbarcı olamayacağını söyler. Annesiyle birlikte babasının anılarıyla yaşarlar. Kendisi de müzisyen ve ses sanatçısı olarak yaşamını sürdürür.
Yazar Erhan Sunar, “Gene de Ölmez İnsan” romanında, 2. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında yaşanan ırkçılık olaylarını irdeler. Yahudi düşmanlığının, ırkçılığın, ihbarcılığın insanları ne değin huzursuz ettiğini sorgular.
(Sarmal Çevrim, Bursa, Mart-Nisan 2026)





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.