Bugün, 27 Mart. Yılın herhangi bir günü değil. Bugün, sözün ete kemiğe büründüğü, sessizliğin bile anlam kazandığı bir gün: Dünya Tiyatro Günü.

Foto: Ali Erenus
Hüseyin DUYGU
huseyin.duygu@haber.dk
Tiyatro… Belki de insanlığın kendine tuttuğu en eski aynalardan biri. O aynaya baktığımızda yalnızca bir karakteri değil; kendimizi, korkularımızı, çelişkilerimizi ve umutlarımızı görürüz. Çünkü sahnede olan hiçbir şey yalnızca “oyun” değildir. Orada hayat yeniden kurulur, yeniden anlatılır.
Bugün İstanbul’da, Kadıköy’den Üsküdar Meydanı’na doğru bir yürüyüş başlayacak. Tiyatrocular ve tiyatro severler, sokakları bir sahneye dönüştürerek “Yaşasın tiyatro, yaşasın sanat” diye haykıracaklar. Bu yürüyüş, yalnızca iki semt arasında atılan adımlar değil; sanatın, kamusal alandaki varlığını hatırlatan güçlü bir çağrı olacak.
Üsküdar’da bir araya gelen insanlar da aslında tam olarak bunu yapacak: hayatı yeniden kuracaklar. Bir meydanda toplanıp Boğaz’a açılmak… Suyun üzerinde sahne kurmak… Sonra yeniden kıyıya dönüp oyunu sürdürmek… Bu sadece bir etkinlik programı değil; bu, tiyatronun doğasına dair güçlü bir metafor. Çünkü tiyatro da böyledir: akar, dönüşür, yer değiştirir ama asla susmaz.
Gemide oynanan kısa oyunlar, rüzgârla karışan replikler, dalgaların ritmine eşlik eden alkışlar… Bunların her biri, sahnenin dört duvarla sınırlı olmadığını hatırlatır. Tiyatro, bir binaya değil; insana aittir.
Haldun Taner’in o yalın ama derin sözü bu yüzden hâlâ yankılanır: “Aktör dediğin nedir ki, oynarsak varız.”
Bu cümle yalnızca oyuncuya değil, aslında hepimize söylenmiş gibidir. Çünkü biz de hayatın sahnesinde varlığımızı, seçimlerimizle, sözlerimizle, direncimizle kurarız.
Bugün perde açılırken, sadece bir hikâye başlamaz. Aynı zamanda bir hatırlayış başlar: Unutulanları hatırlamak, bastırılanları dile getirmek, susturulanlara ses olmak… Tiyatro, tam da bu yüzden bir sanat olmanın ötesinde, bir direnme biçimidir.
Belki de bu yüzden, sahne sustuğunda hayat eksik kalır. Çünkü tiyatro, insanın kendine söylediği en dürüst sözdür.
Ve bugün o söz yeniden söyleniyor — meydanlarda, sokaklarda, gemilerde, sahnelerde…
Oyuna devam. Çünkü hayat, ancak oynandıkça tamamlanır.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.