24 Mart 2026’da yapılacak genel seçimler öncesinde özellikle Rusya kaynaklı dış etki girişimleri, dezenformasyon ve siber saldırılar gündeme gelebileceği konusunda Danimarka istihbaratı uyardı.

Foto: PET|Justitisministeriet, FE Logo
HABER.dk
KOPENHAG – 2026 seçimleri yalnızca sandıkta değil, dijital alanda da test edilecek.
Danimarka, 24 Mart 2026’daki genel seçimlere uluslararası gerilimin yükseldiği bir atmosferde hazırlanıyor. Ülkenin güvenlik kurumları açık bir uyarı yaparak ”Yabancı devletler seçim sürecini etkilemeye çalışabilir” dedi.
Danimarka Polis İstihbarat Servisi (PET), Askeri İstihbarat Servisi (FE) ve Toplum Güvenliği Kurumu (SAMSIK) tarafından yapılan ortak tehdit değerlendirmesine göre, 2026 seçimleri öncesinde dış müdahale riski “gerçek ve somut”.
Rusya öncelikli risk
İstihbarat raporunda en muhtemel aktör olarak Rusya işaret ediliyor. Danimarka’nın Ukrayna’ya verdiği kapsamlı destek – özellikle Danimarka topraklarında yürütülen silah üretimi ülkeyi Moskova açısından öncelikli hedef haline getiriyor.
Yetkililere göre amaç net:
- Toplum içinde görüş ayrılıklarını derinleştirmek,
- Devlete ve demokratik kurumlara olan güveni zayıflatmak,
- Ukrayna’ya verilen desteği tartışmalı hale getirmek.
Dezenformasyon ve siber tehditler
Olası müdahale yöntemleri arasında sosyal medya üzerinden dezenformasyon kampanyaları, sınırlı çaplı siber saldırılar ve daha ciddi dijital tehditlerin gündeme getirilmesi bulunuyor.
Ayrıca ABD’nin Grönland’ı devralma yönündeki söylemleri de yeni jeopolitik gerilimler doğurdu. Bu süreçte Danimarka Krallığı hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgilerin dolaşıma sokulduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre bu ortam, Rusya ve Çin gibi aktörler tarafından istismar edilebilir.
Kasım 2025’te yayımlanan ABD güvenlik stratejisinde Avrupa’daki mevcut siyasi çizgiye meydan okuyan hareketlere destek vurgusu yapılması da dikkat çekiyor. Olası etki operasyonlarının doğrudan devletler kadar, dolaylı bağlantılı yapılar üzerinden yürütülebileceği değerlendiriliyor.
Partiler ve adaylar hedefte olabilir
Yetkililer, etki girişimlerinin siyasi partileri, adayları ve kritik politika başlıklarını doğrudan hedef alabileceğini belirtiyor. Bu tür operasyonlar genellikle iz bırakmayacak şekilde planlandığı için arkasındaki aktörü tespit etmek çoğu zaman zorlaşıyor.
Danimarka’da bu risklere karşı çalışmalar, hükümetler arası “Etkileme Görev Gücü” koordinasyonunda yürütülüyor. Kurumlar, seçim güvenliğini sağlamak ve demokratik süreçleri korumak için hazırlıkların artırıldığını vurguluyor.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.