HABER

Sosyal Demokratlar erimeye mahkum

Danimarka’da Sosyal Demokratlar günden güne eriyor.

Son yapılan kamuoyu yoklamaları Sosyal Demokratların yüzde 20’nin altına düştüğünü gösteriyor. Parti tabanı ve seçmenler, parti üst yönetimini ve genel başkanı Sosyal Demokrat politikadan uzak, sağ politikaya daha yakın olmakla eleştiriyor.

Peki, seçmende ve parti tabanında neden böyle bir endişe var?

Seçmen ve parti tabanının iddia ettiği gibi Danimarka’da sosyal demokratlar sağa mı kaymaya başladı?

Sosyal demokratlarda sağa kayma eğiliminin artması ya da sosyal demokrat ideolojinin korunamaması aslında yeni bir durum değil. Bu, taaa  1989’da Berlin duvarının yıkılmasına, Sovyetler Birliği’nin ve Doğu blokunun çöküşüne kadar uzanıyor.

İki bloklu olmaktan çıkan dünya tek bloklu bir dünya haline gelince ve küreselleşme başlayınca, sosyal demokratlar bu değişime ayak uyduramadılar. Bu sadece Danimarka’da değil, bir çok ülkede de böyle oldu.

Küreselleşme yani işgücünün ve malların serbest dolaşımı sosyal demokrasinin en büyük tehdidi olmaya başladı. Sosyal demokratlar, tek kutuplu yeni dünya düzeninde milliyetçi sağa kayan işçi sınıfını partiye geri getirebilmek için yeni vizyonla yola çıkmak yerine uzun bir bocalama döneminden sonra yıllarca beslendiği Marksist ideolojiden uzaklaşarak sağ politikalar izlemeyi yeğledi. Yani değişimin ideolojisi olmak yerine kendisi değişmeye başladı.

Sosyal demokratların en büyük hatalarından biri de sol siyasi ve ideolojik dayanışmadan beslenen işçi sınıfını ilerici bir sınıf olarak görmesiydi. Çünkü sendikalardan ve sosyal demokratlardan aldığı güçle işçi sınıfı demokratik yollardan sürekli taleplerle gelip, bir takım haklar elde ediyordu, ama ekonomide özgür olmayan bir sınıftan siyasette özgürlükçü olması bekleniyordu. İşçi sınıfı ve onu temsil eden sendikalar da, işgücüne ihtiyacı azaltan üretim teknolojilerindeki gelişmeler karşısında ilerici olmaktan daha çok tutucu bir tavır içindeydiler.

Durum böyle olduğu için özgürlük, eşitlik ve refah içinde yaşamak isteyen Danimarka’daki işçi sınıfı, sosyal demokratlar ya da diğer sol partiler yerine milliyetçi nedenlerle küreselleşmeye karşı duran Danimarka Halk Partisi’ne yöneldiler. Zaten hali hazırda tutucu olan işçi sınıfı iş yaşamlarını küreselleşme ile tehdit altında görmeye başlayınca, bu yabancı korkusuna dönüşmeye başladı. Sermaye dünyayı paylaşırken, çalışan sınıfta ve daha alt sınıflarda yabancı korkusu yaygınlaşıyordu. Bunu da aşırı sağ partiler çok iyi kullandılar.

Bu nedenlerden dolayı Danimarka’da bugün çalışan kesim, Doğu Avrupa ülkelerinden  çalışmak için gelenlere korkuyla bakıyor. Sosyal Demokratlar da yeni vizyonlarla seçmenin karşısına çıkamadıkları için sürekli oy kaybediyor ve milliyetçi, liberal, tutucu sağ politikaları benimsemeyi tercih ediyorlar.

 

Cengiz.kahraman@haber.dk

by
Exit mobile version