Türkiye’nin bereketli toprakları, geniş meraları ve üretim geleneği var. Ama köyler boşalıyor, gençler göç ediyor, üretici borç batağında. Oysa doğru bir kırsal kalkınma politikasıyla bu gidişatı tersine çevirmek mümkün. Yeter ki siyasetin dili değişsin, planlama somut olsun.

Foto: turktarim.gov.tr

Hüseyin DUYGU
huseyin.duygu@haber.dk
Türkiye büyük bir ülke. Dağları, ovaları, meraları ve bereketli topraklarıyla tarım ve hayvancılık için büyük bir potansiyele sahip. Buna rağmen yıllardır kırsal boşalıyor, gençler köyleri terk ediyor, şehirler ise giderek daha pahalı ve kalabalık hale geliyor. Oysa doğru bir tarım ve kırsal kalkınma politikasıyla bu gidişatı tersine çevirmek mümkün.
Bugün mesele yalnızca tarım üretimi değildir; mesele aynı zamanda kırsalda yaşamın yeniden cazip hale gelmesidir. İnsanlar köylerde ve küçük kasabalarda yaşamak istemiyorsa bunun nedeni çoğu zaman toprağın verimsizliği değil, imkânların yetersizliğidir. Ulaşımın zayıf olması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin uzak olması, üreticinin ürününü değerinde satamaması kırsalı giderek daha zor bir yaşam alanına dönüştürüyor.
Türkiye’nin geniş meraları güçlü bir hayvancılık için büyük bir fırsattır. Süt inekleri, koyun ve keçi yetiştiriciliği hem kırsalda istihdam yaratır hem de gıda üretimini artırır. Aynı şekilde planlı bir tarım politikasıyla tahıl, sebze ve meyve üretimi güçlendirilirse hem üretici kazanır hem de tüketici daha uygun fiyatlarla gıdaya ulaşabilir.
Ancak şu da açık bir gerçektir: sağ partiler uzun yıllardır iktidarda olmalarına rağmen kırsalın bu temel sorunlarını çözemediler. Tarım giderek zayıfladı, köyler boşaldı, üretici borç yükü altında kaldı. Bu nedenle yeni bir yaklaşım ve yeni bir dil gerekiyor.
Burada önemli bir sorumluluk da sol siyasete düşüyor. Sol partiler kırsal kalkınmayı yalnızca genel sloganlarla değil, somut planlarla ve halkın anlayacağı açık bir dille anlatmalıdır. Çiftçiye nasıl destek verileceği, hayvancılığın nasıl güçlendirileceği, kooperatiflerin nasıl kurulacağı ve gıda fiyatlarının nasıl düşürüleceği net biçimde ortaya konmalıdır.
Türkiye’nin toprağı var, bilgisi var, üretme geleneği var. Eksik olan şey doğru planlama ve güçlü bir kırsal kalkınma iradesidir. Bu irade ortaya konduğunda insanlar yeniden kırsalda yaşamayı seçebilir, üretim artar ve sofraya gelen gıda daha ucuz hale gelir.
Kısacası, Türkiye’nin geleceği yalnızca şehirlerde değil; tarlada, merada ve köyde de yazılacaktır.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.