Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Danimarka’daki kritik iklim zirvesinde Türkiye’nin COP31 hedeflerini dünya kamuoyuna anlattı. Kopenhag’daki temaslarda iklim finansmanı, enerji dönüşümü ve gelişmekte olan ülkelere destek mesajı öne çıktı.

Foto: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı internet sayfası
HABER.dk
KOPENHAG – Türkiye, küresel iklim diplomasisinin merkezlerinden biri haline gelen COP31 süreci için Kopenhag’da yoğun temas trafiğine başladı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlenen İklim Bakanları Toplantısı kapsamında dünya liderleri, bakanlar ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi.
Danimarka’nın ev sahipliğinde gerçekleşen Kopenhag İklim Bakanları Toplantısında küresel iklim kriziyle mücadele, emisyon azaltım hedefleri ve COP31 zirvesi öncesi yol haritası değerlendirildi.
Toplantının en dikkat çeken görüşmelerinden biri, Danimarka Kralı Frederik X ile gerçekleşti. VII. Frederick Sarayı’ndaki kabulde Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 hazırlıkları, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir şehir politikaları ele alındı.
Toplantıda Danimarka İklim Bakanı Lars Aagaard, Avustralya İklim Bakanı Chris Bowen, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve BM Genel Sekreteri İklim Danışmanı Selwin Hart da yer aldı.

Foto: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı internet sayfası
“İklim finansmanı artık söz değil, uygulama meselesi”
Kopenhag’daki toplantıların merkezinde iklim finansmanı vardı. Toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim krizine karşı korunabilmesi için finansal desteğin artırılması gerektiğini söyledi.
Kurum, COP31’in yalnızca siyasi açıklamaların yapıldığı bir zirve olmayacağını belirterek, özel sektörün ve uluslararası finans kuruluşlarının daha aktif rol üstleneceği bir uygulama dönemi hedeflediklerini vurguladı.
Türkiye’nin öncelikleri arasında temiz enerji yatırımları, şehirlerin iklim krizine karşı dirençli hale getirilmesi ve sanayide karbonsuz dönüşüm bulunuyor. Kurum, elektrifikasyonun hızlandırılmasının artık küresel bir zorunluluk olduğunu ifade ederek enerji dönüşümünün iklim politikalarının merkezinde yer aldığını söyledi.

Foto: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı internet sayfası
Antalya vurgusu dikkat çekti
Bakan Kurum’un konuşmalarında Antalya detayı da öne çıktı. Türkiye, COP31 kapsamında Antalya’da küresel enerji dönüşümüne ilişkin yeni bir tartışma zemini oluşturmayı hedefliyor.
Kurum, bugün dünya genelindeki enerji tüketiminin yalnızca yaklaşık yüzde 20’sinin elektrik üzerinden karşılandığını hatırlatarak bu oranın hızla artırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte uluslararası enerji kuruluşlarıyla yakın çalışmayı sürdürdüğünü ifade etti. Türkiye’nin başkanlığındaki COP31 toplantısı bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak.

Foto: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı internet sayfası
“Bu artık tercih değil zorunluluk”
Toplantının en dikkat çeken mesajlarından biri ise küresel iklim krizine ilişkin sert uyarılar oldu. Bakan Kurum, Paris İklim Anlaşması’nın ikinci on yılına girildiğini hatırlatarak artık yeni vaatlerden çok somut uygulamaların önem taşıdığını söyledi.
Kurum, “İklim eylemini konuşmak kolay, asıl mesele verilen sözleri yerine getirmek” diyerek gelişmiş ülkelere finansman çağrısı yaptı.
Türkiye’nin COP31 sürecinde özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimini kolaylaştırmayı hedeflediği belirtilirken, Yeşil İklim Fonu’nun yeniden güçlendirilmesi gerektiği mesajı da öne çıktı.
Kopenhag’daki zirve sonunda verilen görüntü ise dikkat çekiciydi: Küresel iklim krizinin giderek derinleştiği bir dönemde Türkiye, COP31 üzerinden uluslararası iklim diplomasisinde daha görünür ve daha etkili bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.