Alzheimer’ın Soğuk Yüzü ve Kaybolan Bir Mahallenin Ortak Hafızası
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Hatice Dökmen, katıldığı yazarlık atölyelerinden sonra, birçok yayıncılık ve editörlük programında eğitim alır. Öyküleriyle tanınır, yazın dergilerindeki yazılarıyla ve şiirleriyle ilgi çeker. Yeni yapıtı “Unut Kuşu”nda, Alzheimere yakalanan ailelerin dünyasını tanıtır. “Unut Kuşu” bir düştür. Alman düşünür Alois Alzheimer’in bir buluşudur. Yazar, Unut kuşuyla tanışanların anılarını unuttuğunu, unut kuşunun “anı hırsızı” olduğunu, insanda geriye boş bir beyin bıraktığını belirtir. Dünyada yaşlı nüfusun artışı, Türkiye’de ise 167. sıradan 68. sıraya yükselişi düşündürücüdür.

Unut Kuşu- Hatice Dökmen, Anlatı, Destek Yayınları, Ekim 2024, 126 s.
Yazar, İstanbul’daki Kentligil Sitesi’nde yaşayanları, “Unut Kuşu”na yakalananları anlatır. 95 yaşındaki Nezih Bey’in, siteye taşınmadan önceki bahçeli evini özlediğini, kızı Olcay’ın eşinden ayrılıp onun yanında kaldığını, annesi de öldüğü için babasına baktığını gözleriz. Nezih Bey’e “unut Kuşu” geldiği için ölen eşiyle ilgi duyduğu komşusu Süheyla’yı karıştırdığı anlaşılır. Telefonda herkese Süheyla’yı sorar, kızı Olcay’ı da onun kızı bilir ki unutmaların acı gerçeğiyle karşılaşırız.
A Blok 8. kattaki dairede yaşayan Süheyla Kadın ölmeden önce Nezih Bey’i kocası bilir. Unut Kuşu onu da ziyaret eder. B Blok 2. kattaki dairede yaşayan Erol Hanım’ın öyküsü de farklı değildir. Oturduğu yalı yanınca hizmetlisi Hacer’le bu siteye taşınır. O da erken bunar. Annesi onu doğururken ölür. Babası oğlan isteyince kız olsa da erkek adı verir. Zorunlu evlilik yapar, mutsuz bir kadındır. A Blok 7. katta Gülay ile Fikret yaşar. Fikret bunamış olup sayrıdır ve Bodrum’daki yazlığa götürülmesini ister. Beynindeki ur büyür, yazlığını tanımaz. Eşi Gülay kahve yapar getirir. Fincanların üstünde Angut kuşunun resmi vardır. Bu kuşun özelliğini de öğrenir okuyucu. Sadık kuş olup eşi öldüğünde bir daha eş aramaz. Fikret orada ölür, eşi Gülay da ona sadık kalır.
Yaralarını saramayanlar
“Ölmeden unutmak yok”. Ancak A Blok 13. katta yaşayan Behzat Bey, Gümüşlük’teki yazlığını anımsar. Ona komşu olan Eleni’yi sever. 1955 Eylülü’ndeki olaylar sırasında lise sondadır. Beyoğlu’ndaki yağmaları görür. Sevdiği Eleni’nin Bedros’la evlenmesine üzülür. Kendisi de Ruhsar’la evlenir ve unut kuşuna yakalanır. Yazar bölüm başlarında özlü sözler kullanır ki bu sözler yapıta zenginlik katar: “İnsan saramadığı yarayı saklarmış, bazen bir gülüşün içine, bazen derin bir sessizliğe.” Yapıtta yaralarını saramayan kişiler tanıtılır. Sitede 80. yaş günü kutlanan Muazzez Hanım’ın öyküsü de acıklıdır. Sevdiği genç İhsan’la evlenecekken çeyiz anlaşmazlığından düğün bozulur. Bir daha da evlenmez. Yine sitede yaşayan Sadi Bey, ömrünü ekmek fırınında çocukları uğruna tüketirken çocukları ona “Huysuz keçi” der. Unut kuşunun kimilerini 55 yaşında yakaladığı olur. Doktor Ali böyledir. Cemile bibisiyle yaşar. Cemile ölümcül hastadır. Ali’ye küçüklüğünde ilaç aldırıp intihar eder. Ali de kendini katil bilip huzursuz yaşar. Bunamış olan Tomris Hanım da pencere karşısına açık saçık çıkar ve sokaktaki gençlerin maskarası olur.
Öykü kişileri bunadığı için düş ülkesinde yaşarlar. Avukat Kemal Bey eşinin adını unutur, Aysu mu, Asuman mı anımsamaz. Aşk evliliği yaptığı Asuman’dan boşanıp Aysu’yla evlenir. O da iki yıl sonra onu bırakınca ortada kalır. Unut kuşunun ziyaret ettiği tüm yaşlıların bir bakıcısı vardır. Şehnaz Hanım, Necati Hoca unutulmayacak tiplerdir.
Yazar Hatice Dökmen, “Unut Kuşu” yapıtında aynı sitede yaşayan yaşlı onlarca insanın acıklı yaşamlarına tanıklık eder. Alzheimer hastalığının, bunamanın getirdiği sorunları örneklerle gözler önüne serer. Bu konuda bilgilenmek isteyenlere önemli bir yapıt sunar.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.