Maryam Jüliet Keçecioğlu İnan, “Dem (Bir Nefes)” şiirlerinde yaşama sevincini, insanlık durumlarını, her dem aldığımız soluğun değerini bilerek yansıtır ve yaşamın gerçeğini, an’ın değerini anımsatır.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Maryam Jüliet Keçecioğlu İnan, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirir. Gazeteci olarak söyleşiler yapar, gönüllü olarak çalışır. Eğitim kurumlarında, kültürel projelerde görev alır. Birikimleri, sorumluluk ve duyarlılık olarak şiirlerine yansır. “Dem” yapıtındaki şiirler, yaşamın gerçeğini, an’ın değerini anımsatır.
Ozan, yaşamın bittiği yerde yeniden başladığını, doyasıya yaşamak için yürekli ve istekli olmak gerektiğini vurgular. Gidince, “Gittim işte” der: “Ben artık geçmişte kalan bir anıyım/ Sevdiklerimin arasında yaşayan/ Bir geçmiş olmuşsam/ Ne mutlu bana!” (s.10) Çaresizliklerin, keşkelerin bir işe yaramadığı bir gerçektir. Her şeyin zamanında değerlendirilmesi gerektiğini bilerek yaşamalıyız bu yüzden.

Dem (Bir Nefes)- Maryam J. Keçecioğlu İnan, Şiir, Kora Yayın, Mayıs 2026,80 s. (Berfin Bahar, Temmuz-Ağustos 2026)
Ozan, çok insan tanımakla mutlu olabileceğimizi, beklemenin de yaşama tat verdiğini söyler. Ayrılışların sancılı olduğunu, her doğuşun sancıyla geldiğini bilir. İnsanın kıskançlıktan, kinden, nefretten uzak durmasını ister. Her şeyin geçici olduğunu anımsatır: “… Anla her şeyin/ Geçiciliğini/ Duygular/ Gündelik koşuşturmada/ Bir ileri bir geri/ Var ile yokta/ Hep geçici// Her tomurcuk/ Bir doğum/ Bu hayatta…” (s.20).
Çocuk kalmak, yalansız yaşamak
Ozan, bu yaşamda herkesin payına düşeni yaşadığını görür, doğayı dinlemeyi sever, doğada canlıların oluşturduğu müziği dinler. İnsanların yalanlarına başkaldırır, yalansız yaşamları savunur, ilkyazın sevincini duyumsatırken anılara değer verir. Çocuk kalmayı ister: “Günler koşsa da/ Hayatınızda/ Neler neler sundunuz/ Emeklemekte direnen/ Yıllarınızla/ Çocuk kalabilmek dileğiyle.” (s.34). Güçlükleri unutur, düş kırıklıklarını ve her şeyi.
Müziği sever ve ruhu beslediğine inanır. Yaşamdan güzel şeyler ister ve başlangıçları selamlar: “… Güneş kıracak göğün kilidini/ Tohumlar yeniden ekilecek/ Hayat,/ Yeni şekliyle/ Sessizce gelecek// Selam olsun/ Yeni başlangıçlara/ Yeniden doğan umuda// Selam olsun/ Başlangıçların zaferine.” (s.44). Ozan yaşama sevincini yitirmez. Karanlığın gitmesini, özgürlüğün sürmesini ister. Bellek odalarına önem verir. Kimi şiirlerinde tablo çizer, resim yapar. Sevgi bahçesinden “dört bir yana dağılmış” çiçekler toplar, arılığı sever.
Sevgide aldatılmalara üzülür. Geleceğin “sessizliğin içinde saklı” olduğunu, yaşamda hiçbir şeyin kalıcı olmadığını, yaşamın aktığını bilir. Kalabalıklar azalırken çoğalır ozan.
Maryam J. Keçecioğlu İnan, Dem (Bir Nefes) şiirlerinde yaşama sevincini, insanlık durumlarını, her dem aldığımız soluğun değerini bilerek yansıtır. Yalın, akıcı bir dil kullanarak kimi kez anlatıya yaslandığı gözlenir.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.