Zekeriya Çetin’in Uzun Zaman Önce romanı, çocuklukta başlayan şiddetin, bastırılmış öfkenin ve tutkunun bir insanı nasıl kaçınılmaz bir sona sürüklediğini çarpıcı bir anlatımla gözler önüne seriyor
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Zekeriya Çetin 1978 Hatay-Dörtyol doğumludur. Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 2001’de bitirir. İstanbul’da avukatlık yapar. İlk romanı “Uzun Zaman Önce” zehirli bir aşkın romanıdır. Metris Cezaevi’ne düşeli on iki gün olmuş olan Selim’in cezaevinde dokuz yıldır yatan Hasan’ın sorularına verdiği yanıtlarla sürer romandaki olaylar.

Uzun Zaman Önce-Zekeriya Çetin, Roman, İnkılâp Kitabevi, 2023, 158 s.
Selim, kan davası nedeniyle Erzurum’dan Eskişehir’e göç eden bir ailenin oğlu. Babası kauçuk fabrikasında işçi ve tarikat üyesi. Selim’in üç kız kardeşi var: Züleyha, Fatma, Kadriye. Baba dayakçı ve baskıcıdır. Zorla namaz kıldırır, Kuran’a gönderir. Selim, dayaktan dolayı babasına öfkeyle büyür. Öfke ona babasından kalan mirastır. Aileyi babasından kurtarma sözü verir, ancak bunu gerçekleştiremez. Üniversiteyi kazanınca İstanbul’a gitmeden önce aile baskısıyla, görücü usulle evlendirilir Perihan’la. Bir gazetede gece bekçisi olarak çalışır ve okur. Bağcılar’daki bodrum kattaki evde otururlar. Askerliğini yapar, bu kez İstanbul’da Fatih’te otururlar. İki kızları olur: Duygu ve Dilek. Selim, oto galeri açar Beşiktaş’ta, işlerini ilerletir. Bir baba, kızı Gizem’e araba almaya gelir. Selim, ilk görüşte Gizem’e tutulur. Her şey ondan sonra başlar. Zehirli bir aşk yaşarlar ve ayrı olamazlar, yapamazlar. Selim, mimarlıkta okuyan Gizem’i herkesten kıskanır. Arkadaşlarıyla buluşmasını istemez. Aileden ikisi de yaralıdır. Gizem’in ailesi Ankara’dadır. Babası kumarcıdır. Bunlar yaşanırken Selim’in ailesi Perihan ve kızları ona öfkelidir. Selim, başka bir ev tutar, ailesinden ayrılır. Galeride arkadaşı Atilla her işine koşar.
Zehirli sarmaşık gibi aşk
Selim, Gizem’le gezilere çıkar, içip eğlenirler. Gizem’i kıskandığı için tokat atar, dövmeye başlar ve babasına benzer Selim. Gizem, ayrılmak istese de ayrılamaz, tutkuyla bağlanır Selim’e. Zehirli sarmaşık gibidirler. Selim’deki aldatılma kuşkusu onu yer bitirir. Bir türlü ayrılamazlar. Gizem kendini güvende duyumsar onunla olunca. Selim, “Geçmişin zehrinden kurtulma” çabası içindedir. Gizem’e imam nikâhı yapar bir camide. Yüzük de takar. İçindeki sesi susturamaz. Huzurlu değildir. Öfke krizleriyle ansızın vahşileşir. İkisi de birbirine fiziksel ve ruhsal acı çektirir. Selim bir gece Gizem’in bir kulüpte başka bir erkekle eğlendiğini haber alır. Onları Gizem’in evine kadar izler. Silahı da yanındadır. Yatakta sevişirken görüp erkeği öldürür. O sırada gürültüyü duyan komşular polise haber verir. Gizem yaralı olarak kurtulur. Selim Metris Cezaevi’ne konur. Cezaevinde dokuz yıldır cinayetten yatan Hasan, Selim’le ilgilenir, onu konuşturarak rahatlatmaya çalışır. On iki gün sonra bir gece Selim, çarşafla kendini asarak intihar etmiş olarak bulunur. Eşi Perihan’a, kızlarına ve Gizem’e birer mektup bırakır. Yaşadıklarını, pişmanlığını anlatır. Gazetede haber “Korkunç cinayet” olarak çıkar.
Yazar Zekeriya Çetin, “Uzun Zaman Önce” romanında, zehirli bir sarmaşığa benzettiği Selim ile Gizem’in onulmaz aşklarını yalın, akıcı bir dille anlatır. Çocuklukta görülen şiddetin, öfkenin kalıcı izler bıraktığını gözler önüne serer.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.