Fehmi Enginalp, “Olimpos Eteklerinde Ateş Böcekleri” kitabında elliyi aşkın sanatçı, eğitimci, yazar ve farklı mesleklerden isimle yaptığı söyleşiler üzerinden Bursa’nın edebiyat, sanat ve kültür birikimini ortaya koyuyor; bu insanların saçtığı ışığın toplumsal dönüşüme ve umuda katkısını anlatıyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Eğitimci, yazar, yayıncı Fehmi Enginalp 1949’da Karaman-Ermenek-Meydan Mahallesi’nde doğar. Öğretmenlik, yazarlık ve yayıncılık yapar. Birçok yapıtı olan yazar, “Olimpos Eteklerinde Ateş Böcekleri” yapıtıyla okurlarına ulaşır.
Yazar, bu yapıtında, elliyi aşkın sanatçı, eğitimci, diğer meslek gruplarından kişilerle yaptığı söyleşilerine yer verir. Ateş böceği, ışık böceğidir, ayrıca “yaratıcılığın, arınmanın, umudun, iyimserliğin de simgesi” olarak bilinir.

Olimpos Eteklerinde Ateş Böcekleri-Fehmi Enginalp, Söyleşi, Alp Yayınları, Haziran 2026, 670 s.
Yazar, onların saçtığı ışıkların “toplumsal dönüşümü” sağlayacağını belirtir. Bursa’da yaşayan ve dışardan gelen sanatçı konuklarla yaptığı söyleşiler ufuk açıcıdır. Söyleşiler, Sanat TV’de ve Çeksanat’ta yapılan söyleşiler olarak iki bölümde toplanır.
Yazar, televizyonda söyleşiye başlamadan önce yakın zamanda yayınlanan kitapları tanıtarak ilgi çeker. Bursa’da herkesin tanıdığı ozan, yazar Nevzat Çalıkuşu’nu tanıtır. Çalıkuşu, yayıncılıkla ilgili olarak “Denizsiz ülkede dalgıçlık yapmak gibi bir şey bu yayıncılık” (s.10) der.
Bursa’da çıkan Çinikitap, Eliz Edebiyat dergilerinden, dergileri çıkaranlardan söz eder. Tanıştığım, Ahmet Necdet’i, Yaşar Faruk İnal’ı, İhsan Üren’i anımsatmasına sevindim. Eğitimci yazar Şaban Akbaba da söyleşide çocukluğunu, okul yıllarını, Bursa’ya gelişini, oradaki başarılı çalışmalarını içtenlikle anlatır. Tahtacılar için güzel bir benzetme yapar: “Ormanların kuaförleri onlar, güzelleştirirler gittikleri dağ köylerini…” (s.42). Bursa’nın Buyaz kurulduktan sonra “öykünün kenti” olduğunu da belirtir. Onun çalışmalarında, etkinliklerinde bir kendini adanmışlık vardır. Pelin Yılmaz da Bursa Dil Derneği Temsilcisi olarak dil çalışmalını anlatır. Hilmi Haşal ile Nuri Demirci’nin de bu çalışmalara destek verdiğini söyler. Yazar, dergici Bülent Elitok, Fakir Baykurt’u, Yaşar Kemal’i, Nazım Hikmet’i okuyup etkilendiğini, şiir yazmak için duygu yoğunluğu olması gerektiğini vurgular.
Çıkardıkları Sarmal Çevrim dergisini ve Suus” yayınevini tanıtır. Çevirilerinden, felsefeden söz eder. Fehmi Enginalp’in edebiyat, sanat, kültür söyleşilerinde kimler yok ki: Hafize Beysim Gün ve Hüsmen Solmaz, Rahmi Dede ve Ahmet İlbaş, Gülsüm Işıldar, Mükerrem Şehitoğlu, Yusuf Yağdıran, Mikdat Yıldız vb. Şiirde adlarını duyuran Hilmi Haşal, Mehmet Sarsmaz, Ahmet Özer, Nuri Demirci vb. ünlü ozanlar da şiir konusunda görüşlerini belirtir.
Eleştiri, eğitim, sağlık, kooperatif
Yakında yitirdiğimiz, benim de tanıdığım yazar, eleştirmen İbrahim Oluklu’nun eleştiri üzerine görüşleri yazın dünyamızı zenginleştiriyor. Hüseyin Cöntürk, Asım Bezirci, Fethi Naci, Feridun Andaç, Mustafa Durak, Nurullah Ataç, Özdemir İnce vb. eleştirmenlerimizi onun değerlendirmesiyle tanıyoruz. Söz eleştiriden açılmışken yapıtın sonunda yer alan eleştirmen Mehmet Yaşar Bilen’den de söz etmeliyiz. O da aynı eleştirmenleri anarak başlıyor söyleşisine. “Eleştiri zor bir uğraş, sürekli okuyacaksın, sürekli kendini geliştireceksin. Eleştirmen olabilmek için estetiği bilmen gerekir…” (s.649) diyor. Eleştiri alanında içtenlikli bir ortam olmadığını belirtiyor. Şiirimizde 1970 Kuşağı’nı ilk kez dile getirdiklerini anımsatıyor. Bursa’daki sanat etkinliklerinden, çıkarılan dergilerden övgüyle söz ediyor.
Bursa’da Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin çok güzel işler yaptığına tanık oluyoruz. Enginalp de emek verenleri ağırlayıp çok güzel söyleşiler yapıyor. Başkan Buğra Küçükkayalar onlardan sadece birisidir. Yüksek Öğrenim Yurdu’nun açılışı, Özlüce’deki kız öğrenci yurdu vb. kentte yükseköğrenim gören gençlere büyük bir soluk aldırıyor. Çeksanat, ÇEK TV de kuruluşlar arasındadır. Sağlık konusunda Kayıhan Pala’nın görüşleri ilgi çekiyor. Eğitim konusunda yakında yitirdiğimiz benim de daha okul yıllarından tanıştığım Recep Nas’ın görüşlerini anımsatmamak olmaz. Ayrıca felsefe alanında da önemli söyleşiler var yapıtta.
Yazar, eğitimci, yayıncı Fehmi Enginalp Bursa’da yaşayan ve dışardan çağırdığı konuklarla yaptığı söyleşilerle Bursa’nın edebiyat, sanat ve kültür dünyasını zenginleştiriyor. O “ateş böceklerinin” saçtığı ışıklar yurdumuzun her köşesini aydınlatıyor. Bursa’daki sanat-kültür çalışmalarıyla diğer illerimize de çok güzel bir örnek oluşturuyor. “Olimpos’un Eteklerinde Ateş Böcekleri” yurdumuza yayıldıkça umudumuz da çoğalıyor.
(Çini Kitap, Eylül-Ekim 2026)




























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.