Kopenhag, Avrupa güvenliği için Paris’le stratejik nükleer iş birliğine “evet” dedi; hükümet, Danimarka topraklarına atom silahı konuşlandırılmayacağını ve NATO çizgisinin değişmeyeceğini vurguladı.

Sol baştan: Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen, Başbakan Mette Frederiksen, Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen. – Arşiv foto: Hasse Ferrold
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka’da hükümet ortakları, Başbakan Mette Frederiksen, Dışişleri Bakanı Lars Lökke Rasmussen ve Savunma Bakanı’nın düzenledikleri basın toplantısında kritik bir kararı duyurdu. Üç lider, Danimarka’nın Fransa ile stratejik nükleer caydırıcılık iş birliğine katılacağını açıkladı.
Hükümet, anlaşmanın Danimarka topraklarına nükleer silah yerleştirilmesini içermediğini ve NATO kapsamındaki yükümlülükleri değiştirmediğini özellikle vurguladı.
ABD’nin geri çekildiği bir dönemde Avrupa arayışı
Kararın arka planında, ABD’nin Avrupa’daki güvenlik rolünün zayıfladığı yönündeki tartışmalar bulunuyor. Fransa, Avrupa’daki nükleer kapasitesini artırmayı ve caydırıcılık programını güçlendirmeyi hedefliyor. Danimarka da bu çerçevede Fransa’nın “nükleer şemsiyesi” altına giren ülkeler arasına katıldı.
Sosyalist Halk Partisi (SF) lideri Pia Olsen Dyhr, ABD’nin Avrupa’dan kademeli olarak uzaklaştığı bir ortamda Fransa ile işbirliğini “mantıklı” bulduğunu söyledi ve Rusya’yı Danimarka için açık bir tehdit olarak tanımladı.
Liberal Sol Parti (Radikale Venstre) lideri Martin Lidegaard ise bu adımı “belirsizlik döneminde bir güvence” olarak değerlendirdi ve Avrupa’nın kendi savunmasını güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Anlaşma ne getiriyor?
Basın toplantısında açıklanan başlıca maddeler şöyle:
- Danimarka, Fransa’nın nükleer caydırıcılık programına yönelik stratejik işbirliği davetini kabul etti.
- Danimarkalı subaylar Fransız nükleer programına ilişkin tatbikat ve eğitim faaliyetlerine katılabilecek.
- Hava gözetimi ve ortak eğitim misyonları gündeme gelecek.
- Fransa’ya ait nükleer silahlar Danimarka’da veya krallığın diğer bölgelerinde konuşlandırılmayacak.
- İşbirliği yalnızca Danimarka’yı kapsıyor; Faroe Adaları ve Grönland anlaşmaya dahil değil.
- NATO’nun nükleer işbirliği mekanizması aynen sürecek.
- Danimarka’nın Fransız nükleer silah sistemine doğrudan katkı sunacak kapasitesi bulunmuyor.
- Ancak Danimarka’nın F-35 savaş uçaklarının NATO’nun nükleer caydırıcılığı kapsamında kullanılıp kullanılmayacağı incelenecek.
Fransa, Avrupa’da nükleer silaha sahip az sayıdaki ülkeden biri olarak cephaneliğini büyütmeyi planlıyor. Danimarka’nın yanı sıra İsveç, Almanya ve bazı Avrupa ülkeleri de genişletilmiş işbirliğine katılma kararı aldı. Almanya’nın süreçte kilit rol üstlenmesi bekleniyor.
İsveç ile ortak mesaj: NATO temel dayanak
Başbakan Frederiksen ile İsveç Başbakanı Ulf Kristersson yayımladıkları ortak açıklamada, Avrupa girişiminin NATO’nun nükleer caydırıcılığını tamamlayacağını belirtti. Açıklamada, NATO’nun 5. maddesine — “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” — vurgu yapıldı ve mevcut ulusal nükleer politikaların değişmeyeceği ifade edildi.
Danimarka ve İsveç, Kuzey Avrupa ve Baltık bölgesinde Fransa ile bu çerçevede iş birliğine katılan iki ülke oldu.
Norveç temkinli
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, ülkesinin de davet aldığını ancak konunun kapsamlı değerlendirme gerektirdiğini açıkladı. Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kabul eden Eide, her adımın NATO’yu tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğinin altını çizdi.
Yeni güvenlik dönemi
Kopenhag’ın Paris’le attığı bu adım, Avrupa güvenlik mimarisinde yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor. Hükümet, kararın Danimarka ve Avrupa’nın güvenliğini güçlendireceğini savunuyor. Ancak tartışma bitmiş gibi görünmüyor. Avrupa’nın kendi nükleer kapasitesini güçlendirirken, NATO ile dengenin nasıl korunacağı belirsizliği sürüyor.
Önümüzdeki süreçte bu sorunun yanıtı, yalnızca Danimarka’nın değil tüm Avrupa’nın güvenlik rotasını belirleyecek.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.