Dev ispermeçet balinalar Danimarka’nın batı kıyısındaki Fanö Adası ve çevresinde karaya vurdu. Yetkililer, karaya vuran balinalar arasında hala hayatta olan balinalar bulunduğunu, ancak canlı balinaların uzun süre hayatta kalmasının mümkün olmadığını bildirdi.

Fotoğraflar: Sahil sorumlusu Michael Faun
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka’nın batı kıyısındaki Fanö Adası çevresinde son 24 saat içinde beş dev ispermeçet balinası karaya vurdu. Böylece yılbaşından bu yana Danimarka kıyılarında karaya oturan balina sayısı yediye yükseldi.
Yetkililer, balinalar arasında hem ölü hem de hâlâ hayatta bulunanlar olduğunu açıkladı. Olayın koordinasyonunu yürüten Çevre Ajansı, vatandaşlara balinalardan uzak durmaları çağrısında bulunarak, “Karaya vurmak balinalar için son derece stresli bir durum. İnsanların yaklaşması stresi artırır ve süreci daha da kötüleştirir.” dedi.
Sayı artabilir mi?
Yaklaşık 13.7 metre uzunluğunda ve bir ton ağırlığında olan dev ispermeçet balinalardan ikisi Skallingen yarımadasında, ikisi Fanö’nun kuzeyindeki Sören Jessens Sand bölgesinde, biri ise Sönderho sahilinde bulunuyor. Sönderho’daki balinanın hâlâ ”canlı” olduğu bildirildi; ancak uzmanlar uzun süre karada kalan bu büyüklükteki bir balinanın hayatta kalma ihtimalinin son derece düşük olduğunu vurguluyor.
Sahil sorumlusu Christian Fischer, “Daha fazlasının gelmemesini umuyoruz” derken, yetkililer kesin sayıyı netleştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Uzmanlar: “Neredeyse kaçınılmaz”
Devlet Doğa Tarihi Müzesi’ne bağlı balina araştırmacısı Carl Kinze’ye göre, ispermeçet balinalarının karaya vurması öngörülemez bir doğa olayı.
Danimarka medyasına açıklamalarda bulunan Carl Kinze, “İdeal senaryo, tam karaya vurdukları anda müdahale edebilmek olurdu. Ancak bu neredeyse hiç mümkün olmuyor. Bu büyüklükteki balinalarda ölüm çoğu zaman kaçınılmazdır.”açıklamasını yaptı.
Balinaların genellikle yoğun stres nedeniyle öldüğünü belirten Kinze, “Vücutları kumun üzerinde ama beyinleri hâlâ açık denizde olduklarını sanıyor. Stres hormonları devreye giriyor ve iç organlar iflas edebiliyor. Süreci durdurmak neredeyse imkânsız.” dedi.
“Hayati organlara ulaşmadan öldürmek mümkün değil. Bu da hayvana daha fazla acı çektirir. Bu nedenle doğal sürecin işlemesine izin vermek daha az travmatik” diyen Kanze, karaya vuran ispermeçet balinalarının insani ve güvenli bir şekilde itlaf edilmesinin mümkün olmadığını belirtiyor.
Bölgede incelemeler gün ışığıyla birlikte devam edecek. Yetkililer, hem çevresel hem de etik boyutları olan bu olağanüstü olayın dikkatle yönetildiğini belirtiyor.
“Yavaş ölüme bırakmak daha insani”
Çevre Ajansı, balinaların güvenli ve hayvan refahına uygun şekilde itlaf edilmesinin mümkün olmadığını açıkladı.
“Hayati organlara ulaşmadan öldürmek mümkün değil. Bu ise hayvana daha fazla acı çektirir,” diyen Kinze, doğal sürecin işlemesine izin vermenin daha az travmatik olduğunu savunuyor.
Çeneler kesildi: Hırsızlığa karşı önlem
Ölü balinalardan üçünün çenesi yetkililer tarafından kesilerek güvenli bir yere alındı. Bunun nedeni, ay başında Blåvandshuk Fyr yakınlarında karaya vuran bir balinanın çenesinin çalınmış olması.
Sahil sorumlusu Michael Baun, motorlu testereyle yapılan işlemi “Oldukça kanlı ve zor bir çalışma”olarak anlattı.
Balina çeneleri hem bilimsel araştırmalar hem de maddi değeri nedeniyle yüksek ilgi görüyor.
“Sürü psikolojisi felaketi büyütebilir”
Karaya vuran balinaların kesin sayısı, kaçının hayatta, kaçının ölü, neden kıyıya yöneldikleri hakkında net bir bilgiye henüz ulaşılamadı.
Yetkililer sahada incelemelerini sürdürürken, uzmanlar sürü halinde yaşayan ispermeçet balinalarının birbirini takip ederek karaya yönelme riskine dikkat çekiyor.
İspermeçet balinalarının sürü halinde yaşayan canlılar olduğuna dikkat çeken yetkililer, “Bu türlerde güçlü bir sürü içgüdüsü var. Karaya vuran balinalar diğerlerini çağırmış olabilir. Bu da daha fazla balinanın kıyıya vurması riskini artırıyor.”
Yetkililer, en iyi senaryoda bazı balinaların yeniden derin sulara ulaşabileceğini; en kötü senaryoda ise sayının artabileceğini belirtiyor.
Fanö kıyılarında tablo hem bilimsel hem de etik açıdan zorlayıcı. Gözler şimdi hem doğanın seyrinde hem de yetkililerin yapacağı yeni açıklamalarda.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.