Umur Talu, “Dünyanın Tozunu Atalım” kitabında savaş, sınıf çatışması, eşitsizlik, otoriterleşme ve yapay zekânın emek dünyasına etkilerini ele alırken, dünyanın farklı yerlerindeki direniş ve dayanışma örneklerinden yola çıkarak umudun hâlâ mümkün olduğunu savunuyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Gazeteci, yazar Umur Talu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu’nda çalışır. Birçok kitabı olan yazar, yeni yapıtı “Dünyanın Tozunu Atalım” ile günümüz dünyasının sınıf, savaşım ve umut sorunlarını incelerken bize 2011’de çıkan Stephan Hessel’in “Öfkelenin” yapıtını anımsatır. Hessel, sınır tanımayan yurttaş olarak, yurttaşları dünyada olup bitenlere, yeni sorunlara karşı direnmeye çağırdı. Umur Talu da günümüzde faşizmin yeni biçimlerine karşı insanları direnmeye çağırırken dünyamızda direnen ülkeleri, insanları örnek gösterir. Dünyada bir ‘heyula’ dolaştığını, otoriter, despot yönetimlerin, halk kandırmacılığının insanları bezdirdiğini vurgular. İşçi sınıfının yok oluşunu, sosyalizm savının çöküşünü, ekonominin küreselleşmesini, parçalanmış savaşımları anlatır. Yabancı düşmanlığının, nefret dilinin arttığını, Z Kuşağı’nın umutsuzluğa düşse de ses getirdiğini söyler. Küresel egemenliğe karşı savaşımın önemine değinir. Filistin-Gazze halkının yok edilmesine karşı ABD ve Avrupa’nın İsrail’in yanında olmasını kınar. Bu durum da dünyada “öfke ve acı” yaratır. Dayanışma büyüdükçe umudun artacağını, büyük tekno sermayenin sömürüsünün kırılacağını belirtir.

Dünyanın Tozunu Atalım!-Umur Talu, İnceleme, İletişim Yayınları, 2026, 88 s.
“Savaşa hayır! Sınıf savaşına evet!”
Yazar, Yapay Zekâ’nın çalışan sınıfı boşa çıkardığını, ancak işçi sınıfının bilinçlendiğini, 2025’te eylemlerin çoğaldığını, “Biz ve Onlar” oluştuğunu vurgularken Biz’i vicdanlı insanlar, Onları da İsrail, ABD ve Avrupa olarak belirler. Artık kral çıplaktır. New York’ta bir Müslüman sosyalist Zohran Mamdani’nin seçilmesi, “Çalışan sınıf popülizminin en parlak örneği” olarak verilir. Gazze’de yaşanan soykırımdır. Mamdani, zenginleri karşı sınıf olarak görür. Trump yönetiminin yanlışlarını eleştirir. Pahalılığı, sağlıkta bozulmayı, İCE şiddetini öne çıkarırken halka ve Z Kuşağı’na umut verir. İsrail hegemonyasını sarsar, iyi bir kampanya yürütür. Sürdürülebilir örgütlülükle, özveriyle başarır. Dünya’da Trump’a karşı diğer küçük zaferler de kazanılır. İrlanda Cumhurbaşkanı seçilen Catherine Connolly, NATO’ya ve AB militerliğine de karşıdır. Polonski ve Zarah Sultana’nın başarıları, 2025’ten 2026’ya geçerken umut ve savaşım örneği olur. Brezilya’da, Meksika’da, Honduras’ta, Şili’de, Kolombiya’da, Hollanda’da, Belçika’da, Fransa’da, Almanya’da, Yunanistan’da, Afrika’da vb. ülkelerde işçi sınıfı hareketliliği gözlenir ve Trump’ın adaylarına karşı zafer kazanılır. “Savaşa hayır! Sınıf savaşına evet!” ne güzel savsözdür bu! İspanya, İtalya, Danimarka, Norveç, Portekiz, Bulgaristan, Macaristan vb. ülkeler de aşırı sağın yükselişine tepkilidir.
19 Mart 2025’te, Türkiye’de Ekrem İmamoğlu’na, belediye operasyonlarına tepki olarak gençler harekete geçer. Z Kuşağı, “iktidarın gelecek endişesini büyütür.” Sendikalar iş bırakma eylemi yapar ve kadınlar da cinayetlere karşı ses yükseltir. Yapay Zekâ, işçi sınıfını olumsuz etkilerken emek-sermaye çelişkisi belirginleşir. Çalışan-ezilen sınıf hareketi büyür, birleşme ve örgütlenme önem kazanır. Bilinçlenme işçi sınıfının savaşım kararını çoğaltır. Dünyada en tepedeki yüzde onluk kesim servetin yüzde yetmiş beşine sahipken, amansız bir gelir uçurumu varken birleşme şarttır. Ezilme, sömürülme ortak kimliğiyle tüm çalışanların sorumluluk ve özveriyle çalışması gerekir.
Umur Talu, “Dünyanın Tozunu Atalım” yapıtında, “Hayat, yorgun ve bitkinken de tozu pekâlâ atılabilir” (s.88) diyerek umut verir insanlığa.
(Çini Kitap, Eylül-Ekim 2026)




























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.