TAŞ DEVRI KÖYÜ DANİMARKA’NIN AARHUS KÖRFEZINDE GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
Danimarka’da arkeologlar, 8 bin 500 yıl önce yükselen deniz sularının yuttuğu taş devri yerleşimini Aarhus Körfezi’nin dibinde keşfetti. Avrupa destekli projede bulunan kalıntılar geçmişi bir zaman kapsülü gibi koruyor

Foto: moesgaardmuseum.dk
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka’nın ikinci büyük kenti Aarhus’un açıklarında, denizin derinliklerinde taş devrine uzanan bir sır ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, 8 bin 500 yıl önce deniz seviyesinin yükselmesiyle sulara gömülen bir kıyı yerleşiminin kalıntılarını keşfetti.
Moesgaard Müzesi’nden su altı arkeoloğu Peter Moe Astrup, bulunan alanı “gerçek bir zaman kapsülü” diye tanımlıyor: “Deniz yükseldikçe aşağıda kalan her şey korunmuş. İlk kez bir kıyı yerleşimiyle karşılaşıyoruz. Bu, taş devrinde insanların sahil yaşamını anlamamız için büyük bir fırsat.”

Foto: moesgaardmuseum.dk
Araştırma sırasında hayvan kemikleri, taş aletler, ok uçları, işlenmiş ahşap parçaları, hatta bir fok dişi gün yüzüne çıkarıldı. Arkeologlara göre bu bulgular, sadece kaybolmuş bir köyün değil, aynı zamanda dönemin avcılık, balıkçılık ve günlük yaşam kültürünün izlerini de barındırıyor.
Şu ana kadar yaklaşık 40 metrekarelik bir alan incelendi ve çalışmalar sadece 8 metre derinlikte yürütülüyor. Uzmanlar, daha fazla kalıntı bulmayı ve dönemin kıyı kültürünü ayrıntılarıyla belgelemeyi hedefliyor.
Keşif, Avrupa Birliği destekli 6 yıllık, 13,2 milyon euroluk geniş kapsamlı bir proje kapsamında gerçekleştiriliyor.

Foto: moesgaardmuseum.dk
Danimarka’nın yanı sıra İngiltere ve Almanya’dan da uzmanların katıldığı bu proje, Kuzey Avrupa’nın sular altında kalmış tarihini ortaya çıkarmayı ve yeni altyapı projeleri öncesinde kültürel mirası korumayı amaçlıyor.

Su altı arkeoloğu Peter Moe Astrup. – Foto: moesgaardmuseum.dk
Araştırmacılar, ağaç halkaları analizi (dendrokronoloji) gibi modern yöntemlerle buluntuların yaşını kesin olarak belirliyor. Bu sayede yalnızca bir köyün değil, taş devrindeki büyük çevresel değişimlerin de izleri günümüze taşınıyor.
Astrup, “Belki balık kancaları, ahşap tuzaklar ya da günlük yaşamdan eşyalar bulabiliriz. O zaman kaybolan bu köyün hikâyesi, yaşayan bir tarih gibi yeniden anlatılabilecek” diyerek umutlarını dile getirdi.
Kaynak: Moesgaard Museum, Anadolu Ajansı






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.