DANİMARKA’DA GENÇLER KİLİSEDEN UZAKLAŞIYOR. KONFİRMASYONA SEKÜLER ALTERNATİFLER YÜKSELİŞTE
Genç Danimarkalılar, dini konfirmasyon yerine hümanist ve seküler törenlere yöneliyor. Gelenek sürüyor, ancak yeni kuşaklar ergenliğe geçişi kilise dışında kutlamayı tercih ediyor.

Foto: Hasse Ferrold
HABER.dk
KOPENHAG – Danimarka’da uzun yıllardır gençlerin yetişkinliğe ilk adımı olarak görülen konfirmasyon geleneği değişmeye başladı. Dini törenler hâlâ yaygınlığını korusa da, giderek daha fazla genç kilise yerine seküler kutlamaları tercih ediyor. Böylece gelenek devam ederken, törenin dini anlamı yerini kimlik, etik ve bireysel gelişim temalı yeni ritüellere bırakıyor.
Euronews Türkçe‘nin aktardığı bilgilere göre, Avrupa’nın en seküler ülkelerinden biri olarak gösterilen Danimarka’da bu dönüşüm özellikle son yıllarda hız kazandı. Ülkede her bahar binlerce genç beyaz kıyafetlerini giyerek kilisede düzenlenen konfirmasyon törenine katılıyor. Ancak artık önemli bir kesim, aynı geçişi dini bir bağlılık göstermeden kutlamanın yollarını arıyor.
Konfirmasyon oranı düşüyor
Danimarka Kilisesi verilerine göre, 2025 yılında konfirmasyon çağındaki gençlerin yüzde 64,2’si kilisede konfirmasyon yaptı. Bu oran yaklaşık on yıl önce yüzde 70 seviyesindeydi.
Rakamlar, dini törenlerin hâlâ çoğunluk tarafından tercih edildiğini gösterse de, genç kuşakların önemli bir bölümünün farklı seçeneklere yöneldiğine işaret ediyor.
“Tanrıya hiç inanmadım”
15 yaşındaki Nora Pihl de bu gençlerden biri.
Kilise konfirmasyonu yerine Danimarka Hümanist Derneği tarafından düzenlenen hümanist konfirmasyona katılan Nora, kararının arkasındaki nedeni şöyle anlatıyor:
“Tanrıya hiçbir zaman gerçekten inanmadım. Başlangıçta açıkçası hediyeler ve kutlama ilgimi çekiyordu. Ama derslere başladıktan sonra bunun düşündüğümden çok daha anlamlı olduğunu gördüm.”
Hümanist konfirmasyon programında gençler; etik, insan ilişkileri, kimlik, yetişkinlik, sorumluluk ve toplumsal değerler üzerine eğitim alıyor. Programın sonunda ise ailelerin de katıldığı resmi bir tören düzenleniyor ve katılımcılara diploma veriliyor.
Asıl mesele din değil, toplumsal gelenek
Uzmanlara göre Danimarka’da konfirmasyonun güçlü kalmasının temel nedeni yalnızca dini inanç değil.
Çünkü konfirmasyon, gençlerin arkadaşlarıyla birlikte kutladıkları önemli bir sosyal geçiş ritüeli olarak görülüyor.
Euronews Türkçe’nin görüştüğü Danimarka Kilisesi Eğitim ve Bilgi Merkezi de konfirmasyonun sosyal yönüne dikkat çekerek, törenlerin gençler arasında ortak bir deneyim oluşturduğunu belirtiyor.
Nora’nın babası Martin Pihl ise kızının mutlaka dini bir törene katılması gerektiğini hiç düşünmediklerini söylüyor.
“Bize göre önemli olan bir geçişi kutlamasıydı. Çünkü Danimarka’da neredeyse herkes bu dönemde bir kutlama yapıyor. Hiçbir şey yapmamak doğal karşılanmıyor.”
Kutlamaların maliyeti de büyüyor
Konfirmasyonun toplumsal önemini gösteren bir başka ayrıntı ise kutlamalar için harcanan bütçeler.
Nordea Bankası’nın 2025 araştırmasına göre Danimarkalı aileler, çocuklarının konfirmasyon kutlamaları için ortalama 39 bin Danimarka kronu (yaklaşık 5.200 euro) harcıyor.
Bazı ailelerin organizasyonlarını limuzin, özel araçlar ve hatta helikopter gösterileriyle süslediği belirtilirken, bu durum ülkede tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Kilise hâlâ güçlü, ancak değişim başladı
Alternatif törenler henüz dini konfirmasyonun yerini almış değil.
Buna rağmen özellikle büyük şehirlerde gençlerin bir bölümü hümanist konfirmasyonun yanı sıra yetişkinlik, cinsellik, karşılıklı rıza, bireysel haklar ve yaşam becerileri üzerine hazırlanan farklı eğitim programlarına yöneliyor.
Her ne kadar Danimarkalıların önemli bir bölümü dini günlük yaşamın merkezinde görmese de, Evanjelik Lüterci Kilisesi ülkenin kültürel yaşamında etkisini sürdürüyor. 2026 yılı itibarıyla Danimarka’da yaşayan yaklaşık her 10 kişiden 7’si hâlâ ulusal kilisenin üyesi.
Ancak genç kuşakların tercihleri, Danimarka’da geleneklerin tamamen terk edilmediğini; aksine yeni kuşakların bu gelenekleri kendi değerleri ve yaşam anlayışlarına göre yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Bu değişim, ülkenin din, kültür ve toplumsal kimlik arasındaki ilişkinin de yeni bir döneme girdiğine işaret ediyor.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.