Azerbaycanlı gazeteci ve şair Emil Nesirli’nin “Hasret” adlı şiir kitabı, Bakü’nün kalbinde, ’Azerbaycan Yazıcılar Birliği’nin salonunda, söze ve duyguya açılan zarif bir kapı gibi aralandı.

Hüseyin DUYGU
huseyin.duygu@haber.dk
Yaklaşık otuz beş seçkin ismin katıldığı bu buluşmada, şiirin ve düşüncenin izini süren şairler, yazarlar, gazeteciler ve çevirmenler aynı nefeste buluştu.
Programın akışını, sözü incelikle yoğuran şair ve çevirmen Selim Babullaoğlu yönetti.

Benim Danca’ya çevirdiğim “Hasret”, Bakü’de iki dilin kalbinde yeniden doğdu. Bu yüzden ben de o gün, sadece bir davetli değil; kelimelerin sınırları aşma serüvenine tanıklık eden biri olarak oradaydım. İlk söz bana verildiğinde, kitabın özünde saklı duran o iki kadim duyguyu dile getirdim: sevgi ve özlem…

Emil Nesirli ve Selim Babullaoğlu
Ardından söz, şiirin farklı seslerine emanet edildi. Selim Babullaoğlu, kitaptan yaptığı alıntılarla dizelerin içindeki titreşimi salona taşıdı.
Azerbaycan Devlet Sanatçısı, tiyatro oyuncusu Ali Nur ise, kitap sevgisinin insanda nasıl derin bir aşka dönüştüğünü anlatırken, Emil Nesirli için yazdığı şiiri okuyarak o anı duygunun en saf haliyle taçlandırdı.
Esat Cihangir, Nesirli’nin şiirlerinin lirik damarına dikkat çekerken, kimi dizelerde epik bir yankının da duyulduğunu söyledi; sözleri, şairin diline duyulan saygının bir yansımasıydı.
Daha sonra Fikret Nağıyev ile şairler Naringül Nadir ve Südabe Servi söz alarak şiirlerini okudular; her biri salona ayrı bir ses, ayrı bir duygu bıraktı.
O gün söylenen sözlerin ortak bir yankısı vardı:
Emil Nesirli’nin şiiri, dilin sınırlarını zorlayan bir yaratıcılıkla örülüdür. O, görünmeyeni görünür, söylenmeyeni söylenir kılar; duygu ile düşünceyi ten ile can arasında kurduğu ince bir köprüden geçirerek şiire dönüştürür.
Bu yüzden, onun dizeleri yalnızca okunmaz…
Hissedilir.
Programın sonunda Emil Nesirli, kendi kitabından bir şiirle sözü yeniden kalbin merkezine taşıdı; ardından salona bıraktığı o derin sessizlik içinde, içten bir teşekkürle geceyi noktaladı, o an anlaşıldı ki—
Hasret, artık yalnızca bir kitap değil, herkesin içinde yankılanan ortak bir duyguya dönüşmüştü.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.