Ezgi Karaşin’in “Ben Buradayım” romanı, yoksulluktan bilime uzanan bir yolculukta kararlılığın, eğitimin ve bir öğretmenin dokunuşunun bir hayatı nasıl değiştirdiğini anlatıyor
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Ezgi Karaşin 1991 Adana doğumludur. ODTÜ İşletme Bölümü’nü bitirir. Bana Rağmen ve Benimle Beraber yapıtlarından sonra Ben Buradayım romanıyla okurlarına ulaşır. Romanda, 1980’li yılların sonlarında bir kasabadaki yoksul ailenin yaşantısı anlatılır. Ailenin en küçük kız çocuğu Hazan’ın kararlılıkla büyük başarılara ulaşması ilgi çekici, etkileyici, duygulandırıcıdır.

Ben Buradayım-Ezgi Karaşin, Roman, Masa Kitap, Eylül 2025, 229 s.
(İnsancıl Dergisi, İstanbul, Aralık 2025)
Romanda, çocukluk döneminin yaşamı nasıl etkilediği vurgulanır. Ailede Baba Süleyman uzun yol şoförü, eşi Hatice ev hanımıdır. Önce kızları Nergis, ardından ortanca Halil ve en küçükleri Hazan doğar. Onların okula gidişleri, tarla işlerinde çalışmaları çocukluklarında önemli izler bırakır. Hazan, okumaya ilgisiyle, pratik zekâsıyla Leyla öğretmenin ilgisini çeker. Leyla, Köy Enstitüsü mezunu Muharrem Bey’in kızıdır. Onun etkisinde özverili bir öğretmen olarak yetişir. Hazan, sürekli sınıf atlar. Onun elinden tutan Leyla Öğretmen, ailesine de danışıp Ankara’ya Anadolu Lisesi sınavına götürür. Sınavı kazanan Hazan’a burs verilmesini de sağlar. Hazan, ailesinde dışlandığını, ablası Nergis ile Halil’in kollandığını gözler, yalnızlaşır. Nergis on üç yaşındayken evlerine görücü gelir. Babaannesi Zehra’nın da desteğiyle komşu aileden Emir’le nişanlanması sağlanır.
Yeni arayışlar
Dokuz yaşındayken evden ayrılan Hazan, kendini okuluna verir. Fizik öğretmeninin yönlendirmesiyle Fizik Bölümü’nü seçer. Deneylerinde, makalelerinde başarılı olur. Ancak danışmanı çalışmalarını sahiplenir. Hazan, üniversitede kalmayı düşlerken hakkı yendiği için üzülür. Yurt dışına gitmek ister. Leyla öğretmeniyle görüşür. Onun emekli olup Japonya’ya geziye gideceğini öğrenir. Birlikte gitmeye karar verirler. Hazan, direncini toplar, kendini bırakmaz, yeni arayışlara girer. Daha önce ABD’ye de gitmiş olan Hazan’ın Japonya’da ufku açılır. Japonya’daki yaşamı izler. Yitip gitmemek için “keşfetmek” gerektiğini anlar. Kraliyet Ailesinin Sarayı’nı, Tokyo Bilim Müzesi’ni gezerler. Müzede, Tokyo Üniversitesi’nde akademisyen Takeshi ile tanışır. Üniversitede düzenlenecek olan “üretim kültürü” konulu açıkoturuma çağrılır ve gider. Takeshi’ye makalesini gönderir ve beğenisini kazanır. Japonya’nın eğitim ve bilimle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra nasıl ayağa kalktığını görürler.
Hazan ile Leyla Öğretmen yurda döner. Leyla, Balıkesir’de ikinci el kitap dükkânı açar. Hazan Tokyo Üniversitesi’ne çağrılır ve Bilim Kursu’na katılır. Hazan, “Güçlenerek dönmek için” Japonya’ya gider. Altı yıl kalır ve pandemi dönemini orada geçirir. Takeshi ile iyi çalışmalar yaparlar. Ünlü bir burs ödülünü kazanır. Eline yüklü para geçer. “Kendisine, ülkesine, öğretmenine karşı minnet dolu” olan Hazan, yurda döner ve kasabasında belediyenin verdiği arsaya Leyla Karacan Bilim Merkezi’ni kurar. Öğretmenine olan borcunu böyle öder. Açılış törenine ailesi de katılır. Annesi üşüyen dizlerine Hazan’ın kırmızı bebeklik battaniyesini örtünce Hazan da sevildiğini, unutulmadığını, dışlanmadığını düşünür ve duygulanır. Zamanın herkesi, her şeyi değiştirdiğini görür. “Kıvılcım olarak gidip ateş olarak dönen” bir Hazan vardır şimdi. Kurduğu bilim yuvasında “Hayal kuran, sorgulayan, soru soran, üreten herkese sahip çıkılacağını” belirtir. Çünkü artık yalnız değildir: “… Ben buradayım. Ve biliyorum, siz de benim yanımdasınız” der (s.229).
Yazar Ezgi Karaşin, “Ben Buradayım” romanında, zor koşullarda okuyan başarılı bir kız olan Hazan’ın tüm engelleri aşarak, kararlılıkla çalışıp nasıl yükseldiğini gösterir. “Ben Buradayım” okuyucuyu etkileyen, duygulandırıp düşündüren önemli bir romandır.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.