Vietnam’ın Tết gecesinde geçmiş, umut ve iki eski dostun yolculuğu

Hüseyin DUYGU
huseyin.duygu@haber.dk
Kırk yıllık dostluk kolay kurulmaz. Aynı şehirlerin sokaklarında yürümüş, aynı hayal kırıklıklarına susmuş, aynı sevinçlere gülmüş olmanız gerekir. Ben ve kırk yıllık arkadaşım Coşkun Coşkun, bu kez rotayı Uzak Doğu’ya çevirdik: Vietnam.
Vietnam’a yeni yıl şenliklerini görmek, halkın yaşamına karışmak ve biraz da güneşlenmek için geldik. Ama insan bir ülkeye yalnızca güneş için gelmiyor; biraz da ruhunu ısıtmak için geliyor. Yıllar boyunca ertelenmiş yolculukların, “bir gün gideriz” diye başlayan cümlelerin nihayet gerçekleştiği bir yaştayız artık. Bu seyahat, dostluğumuzun kırkıncı yılına düşülmüş bir not gibi.
Üstelik bu yolculuğun bize küçük bir armağanı daha var: Bir yılda iki yılbaşı kutluyoruz. Kendi takvimimizin 1 Ocak’ını geride bırakmışken, şimdi Vietnam’ın Ay Takvimi’ne göre kutlanan Tết’ine tanıklık ediyoruz.
Vietnam’da 16 Şubat akşamı yılbaşı gecesidir. O gece eski yıl uğurlanır. Güneş battığında sokaklar kırmızı ve altın renklere bürünür, tapınaklarda dualar edilir, tütsüler yakılır, havai fişekler gökyüzünü aydınlatır. 17 Şubat sabahı ise yılın ilk günüdür. İnsanlar yeni yılın ilk ışıklarıyla birlikte aile büyüklerini ziyaret eder, çocuklara kırmızı zarflar içinde şans parası verilir, kapılar umutla açılır.
Bir yıl içinde iki kez başlangıç yapıyoruz biz de. Aynı yıl içinde iki defa “yeniden” deme ayrıcalığı… Belki de bu yüzden ayrıca mutluyuz.
Vung Tau yarımadasında sabah deniz kıyısında yürürken kırmızı fenerler rüzgârla salınıyor. Tết hazırlıkları her yerde. Çocuklar ejderha dansı provalarında, yaşlılar tapınak önlerinde dua ediyor. Sokak tezgâhlarında pirinç kekleri, tropik meyveler, deniz kokusuna karışan baharat ve kahkaha…
Akşam olduğunda sahil boyunca havai fişekler denizin üstünde açıyor. Coşkun’la yan yana durup gökyüzünü izliyoruz. Kırk yılın dostluğu, tropik bir gecede başka bir anlam kazanıyor. Gençliğimizde dünyayı değiştirmek isterdik; şimdi dünyayı anlamaya çalışıyoruz. Belki de anlamak, değiştirmekten daha derin bir iştir.
Burada tarihin gölgesi de var elbette. Vietnam’ın en büyük kenti Ho Chi Minh’in sade yaşamı ve bağımsızlık mücadelesi, bugün sokaklardaki özgüvenli kalabalıkta bir yankı gibi. Vietnam, yaralarını törenle sarmayı bilen bir ülke. Yeni yıl burada yalnızca takvimin değişmesi değil; geçmişle barışıp geleceğe umutla bakma ritüeli.
Bir yılda iki kez yılbaşı kutlamak gibi…
Hayatın bize verdiği ikinci bir başlangıç gibi.
Biz, iki eski dost, bu başlangıçların tam ortasındayız.
Vietnam’dan resimler






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.