Norveçli yazar Knut Hamsun’un Açlık’ı ve Nørrebro sokaklarında kalan zaman

Foto: Wikipedia.org
Niels Hav, Şair
Norveçli Nobel ödüllü yazar Knut Hamsun, ilk romanı Açlık’ı Kopenhag’ın Nørrebro semtinde, Ravnsborggade’deki evimizin hemen köşesinde yazdı. Hamsun’un 1888’de bu sokaklarda dolaştığı zamandan bu yana çok şey değişti: atlı arabaların yerini otomobiller ve bisikletler aldı; açlık ve yoksulluğun yerini görece bir refah ve bolluk aldı. O günden bugüne binlerce insan bu sokaklardan geçti; iki dünya savaşı yaşandı, ölüm ve her türden felaket gelip geçti, zamanın büyük dişlileri durmaksızın dönmeye devam etti. Ama Sankt Hans Gade’deki evler, Knut Hamsun’un burada yürüdüğü günlerdeki gibi sarsılmadan ayakta duruyor; pek az şey değişmiş görünüyor. Bir insan ömrü kısa ve geçicidir, evler ise daha uzun süre dayanır.
Sankt Hans Gade’deki anma plaketi, Hamsun’un doğumunun 150. yılı vesilesiyle 2009 yılında yerleştirildi. Ocak ayında soğuk bir gündü; 30–40 kişi bu olayı anmak için bir araya gelmişti. Norveçli romancı Lars Saabye Christensen, Sankt Hans Gade 18 numaranın merdivenlerinde ayakta durarak bir konuşma yaptı. Norveç büyükelçisi kısa bir konuşma yaptı. Gyldendal Yayınevi’nin genel müdürü Johannes Riis de birkaç söz söyledi.
Kısa törenin ardından yayınevi, katılanları Gothersgade’deki Cinemateket’te bulunan Café Sult’ta bir kadeh şarap ve biraz yemek ikramına davet etti. Seçkin mutfağıyla tanınan bu restoranın Açlık adını taşıması biraz paradoksaldır. Bunun nedeni kuşkusuz, Hamsun’un romanının usta Danimarkalı yönetmen Henning Carlsen tarafından sinemaya uyarlanmış olmasıdır. Carlsen’in, Knut Hamsun’un romanından uyarladığı ve büyük övgü alan Açlık (1966) filminde, açlıktan kıvranan yazarı İsveçli oyuncu Per Oscarsson canlandırır. Oscarsson, Hamsun’u adeta bedeninde yeniden var etmiş ve Cannes Film Festivali’nde kendisine En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandıran benzersiz bir performans sergilemiştir.
*
Knut Hamsun, çığır açıcı romanı Açlık’ı (1890), 1888 yılında Kopenhag’ın Nørrebro semtinde, Sankt Hans Gade’deki bir çatı katında, son derece yoksul koşullar altında yazdı.
Hamsun, 2 Aralık 1888 tarihli bir mektubunda barınma koşullarını şöyle anlatır:
“Çalışamıyorum, iyi çalışamıyorum, düzgün çalışamıyorum. Burada, duvarlarından rüzgâr geçen bir çatı katında oturuyorum; soba yok, neredeyse hiç ışık yok, yalnızca çatının tepesinde küçücük bir pencere var. Soğuk başladığından beri dışarı da pek çıkamıyorum; giysilerim yetersiz.”
Ama eline biraz para geçer geçmez, günlerce süren eğlencelere dalar ve akşamdan kalmalığını bastırmak için çiğ kahve çekirdekleri çiğnerdi.
Hamsun, Temmuz 1888’de Kopenhag’a geldi; para bulmak için paltosunu rehin verdi ve yazarlık yaparken aşırı bir yoksulluk içinde yaşadı.
Olayları Kristiania’da (bugünkü Oslo) geçen roman, büyük ölçüde kendi deneyimlerine dayanır ve genç bir yazarın açlık ve umutsuzluk içindeki ruh hâlinin psikolojik bir tasviridir.
Açlık, Haziran 1890’da Kopenhag’da P.G. Philipsens Forlag tarafından yayımlandı.
Açlık, bilinçdışı ruhsal yaşama odaklanan yaklaşımıyla modern romanın ilk başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bu roman ve Hamsun’un tüm edebiyatı, 19. yüzyıl gerçekçiliğiyle bağlarını koparan yenilikçi, öznel ve şiirsel düzyazısıyla kuşaklar boyu yazarlara ilham vermiştir. Özellikle Açlık, modernizmin temel taşlarından biri sayılır ve Franz Kafka, Ernest Hemingway ve Paul Auster gibi yazarları derinden etkilemiştir.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.