Aziz Nesin, Zübük romanında çıkarı için her yolu deneyen, yalan ve dalkavuklukla yükselen bir siyasetçi tipini anlatırken, bu karakterin yalnızca bir kişiyi değil, toplumda karşılığı olan bir zihniyeti temsil ettiğini gösteriyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Asıl adı Ahmet Nusret olan yazar Aziz Nesin (20 Aralık 1915- 06 Temmuz 1995) gülmece yazınımızda büyük izler bırakır. Yaşamı derslerle doludur. Onlarca yapıtı ve ödülü vardır. “Zübük” adlı romanında, bir ilçedeki yaşamı anlatırken önemli tiplerden Zübük’ü de tanıtır. Zübük sözcüğü dilimizde, kendi çıkarını düşünen, ikiyüzlü, üçkâğıtçı tipler için kullanılır. Aziz Nesin, “Mum Hala” adlı günlüklerinde, Sivas-Suşehri’ndeki Abdurrahman Doğruyol adlı kişinin DP’den Belediye Başkanı olduğunu, Zübük olarak adlandırıldığını, oysa asıl Zübük’ün Avukat Vahit Bozatlı olduğunu, Meclis’te CHP’nin “en atağıyken” AP’ye geçtiğini anımsatır. Zübük’le tüm Sıvas, Zara, Suşehri, Tokat bölgesinin Zübük’ünü anlattığını söyler.

(*) Zübük-Aziz Nesin, Roman, Ağustos 2022, 21. Basım, 278 s.
Yazar, romanda ilçedeki önemli adları tanıtır, ilişkilerini anlatır: Zübükzade İbrahim Bey, Belediye Başkanı Hamza Bey, Kaymakam, Bedir Hoca, Kaymakam Yazmanı Rıza, Tüccar Emin Efendi, Kalaycı Kör Nuri, Gedikli İhsan Bey, Terzi Cemal, Berber Hakkı, Muhtar Sabri Ağa, Almanca Öğretmeni vb. Çoğunlukla öğretmenler derneğinde buluşup dedikodu yaparlar, parti işlerini yürütürler. Zübük, kendisinden söz edilmesini başarır her zaman. Ankara’ya çağrılmasa da çağrıldığını söyler. Gittiğinde Başbakan ve bakanlarla görüştüğüne inandırır kasabalıyı. İşlerini yapacağım diyerek paralarını alır, işlerini yapamaz. Ankara’ya giden olursa ona bir paket verip oradan postalanmasını ister. Kendi hazırladığı paketi kendi adresine postalatır, kasabalının gönlünü her zaman alır. Vali gelecek diye hazırlıklar yaptırır, tak kurdurup kurban kestirir. Valinin gözüne girerken tuhaflıklar da olur. Cumhuriyet’in 10. yılından kalmış afişleri depoda fareler kemirir. Yazının tamamına bakılmadan afişler asılır: “Durmayalım işeriz.” “Düşeriz” sözcüğü “işeriz” olur. Vali öfkelenir. Valiyi yemekte yatıştırmayı başarır.
Zübük’ün şeytanlıkları
Zübük’ün şeytanlıkları bitmez. Namussuz, yalancı bilinirken Belediye Başkanı seçilir, kasabanın ileri gelenleri toplanıp ondan kurtulmaya çalışsa da üstesinden gelemezler. Evinde oturak âlemi yapar, kadın oynatır, kimse bir şey yapamaz. Partiden ve başkanlıktan da atamazlar. Fotoğrafçıyla anlaşır, kendini hükümet büyüklerinin fotoğraflarına ekletip kasabalıyı kandırır. Gedikli İhsan Efendi, 34 yıl askerlik hizmeti yaptığını Zübük gibisini görmediğini söyler. Muhalif olan Avukat Burhan Bey’i de yener. Cami Yaptırma Derneği kurmak ister, okul yapılmasını isteyen Burhan Bey’i komünistlikle suçlar vb.
Zübük, milletvekili seçilirse kurtulabilecekleri ileri sürülür. Yerine Hamza Bey Belediye Başkanı seçilir, Zübük de milletvekili adayı yapılır. Kamışlık Çayı üzerine baraj, kasabaya fabrika sözü verir. Kendisini hükümet yetkililerin telefonla aradığını halka inandırır. Milletvekili seçilir, Ankara’ya çağırdığı heyeti oyalar, kandırır. Yemek, içki, bar sonrasında hesabı ödemeden kaçar. Hesapları heyettekiler ödemek zorunda kalır, parası olmayanlar dayak yer. Kasabaya geldiğinde soydurduğu heyet üyelerini yine kandırır, alkışlarla karşılanır. Almanca öğretmeni, arkadaşına yazdığı mektupta üç yıldır bunalımda olduğunu, Zübük’ün atanması için söz verdiğini, ona iki bin lira rüşvet verdiğini yazar. Öğretmeni de dolandırır, sonunda öğretmen istifa edip kasabadan ayrılır. Öğretmen de Zübük’ün insanlık dışı bir yaratık olduğuna inanır.
Yazar Aziz Nesin, Zübük romanında, halkı kandıran, dalkavukluk yapan siyasetçileri anlatırken zübüklerin her yerde olduğunu vurgular.





























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.