Haksızlığa karşı sözüyle duran, halkın gören gözü ve duyan kulağı olmayı sürdüren bir ozanın yıllara yayılan çağrısı
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar, halk ozanı Mustafa Aydınlı 1956 Çorum-Kertme Köyü, Babaoğlu Mahallesi doğumludur. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Yüksek Teknik Öğretmen Okulu Elektrik Bölümü’nü bitirir. Endüstri Meslek Liseleri’nde öğretmenlik yapar ve emekli olur. Yazıları ve şiirleri birçok gazete ve dergide yayınlanır. Keşiş Dağı (2002, şiir), Yarın, fıkra (2018), Bir Ülke Düşünün, fıkra (2019) adlı yapıtlarına bir yenisini ekler: Gün Değil. Bu yapıtını, Keşiş Dağı’ndaki şiirlerini yeniden elden geçirip yeni şiirlerini ekleyerek oluşturduğunu belirtir.

(*) Gün Değil-Mustafa Aydınlı, Şiir, Son Adam Yayınları, Nisan 2025, 120 s. (Berfin Bahar, İstanbul, Kasım 2025)
Aydınlı, soyadı gibi aydın bir yazar, ozan olarak güzelim ülkemizin insanlarının acısına, neşesine tanıklık eder. Kitabına önsöz yazan ozan İbrahim Gösterir, halk ozanlarının bugün de ayakta olduklarını, tüm gelişmelere uyum sağladıklarını söyler. Ozanın ana sorumluluğunun “halkın gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili” olduğunu vurgular. Mustafa Aydınlı da içinden çıktığı topluma olan sorumluluklarını şiir ve yazılarıyla yerine getirir ve söyler de: “…Ne geride ne sondayım/ Bir kavgada en öndeyim/ Haklı olandan yanayım/ Söylüyorum duyun beni…” Ozan, yaşadıklarını, duyumsadıklarını çekinmeden yansıtır dizelerinde. Efendilere çıkışır, yoksul halkını destekler: “… Aydınlı hayata dargın/ Sen yaşarsın zevkle sargın/ Devran döner elbet bir gün/ Yaydan çıkar ok efendi.” (s. 11). “Gün Değil” derken, yolları eşkıyaların çevirdiğini, beylerin gemicikler aldığını, paranın Tanrı olduğunu belirtir.
Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı şiirler
Dostluğu her şeyin üstünde tutan ozan, insan hakkının yenmesine karşı çıkar, “haram sofralar” kurulduğunu bilir. “Haram sofralarda doyan doyana” derken Tevfik Fikret’in “Han-ı Yağma” şiirini anımsatır. Yurtta bilgisizlerin başa geçtiğini, her şeyin satılıp tüketildiğini, barışın çiğnenip savaşın kışkırtıldığını söyler. Köyüne olan özlemini dile getirir, kalkınamayan köylüye üzülür. Amerika’nın yurdumuza çöktüğünü, her şeyimizi sömürdüğünü, AB kapısında bekletildiğimizi görmezden gelemez. Keşiş Dağı’na da küser, sitem eder. Bilimin, tekniğin sesine kulak verilmesini ister. Aydınlı, ozan sorumluluğuyla halkını düşünür, işsizliği, yoksulluğu kınar. İşini iyi bilen, yapan insanların dışlanmalarını istemez. Günümüzde yaşanan değerbilmezliklere, haksızlığa, adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı durur. Haklı olandan yana olduğunu haykırır. Sömürgenler önünde ezik olmamak gerektiğini vurgular. Yeni bir insanlık arayışı içinde olduğunu söyler. Şubat 2023 depreminde çekilen acılara ağıtlar yakar, maden ocaklarında yitirdiklerimize üzülür, önlem alınmasını ister.
Mustafa Aydınlı, şiirleriyle, yazılarıyla geleceğe çözüm ararken halkın gören gözü, duyan kulağı olur. “Gün Değil” şiirleri, haksızlıklara, bilgisizliğe bir başkaldırı niteliğindedir ve insanımızı insanlığa, uygarlığa çağırmaktadır.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.