Sezgin Kaymaz, romanında gerçek ile olağanüstü arasındaki sınırı kaldırarak okuru gizemli bir yolculuğa çıkarıyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Yazar Sezgin Kaymaz 1962 Sinop doğumludur. Konya Anadolu Lisesi’ni bitirir. Ankara Üniversitesi Hacettepe Hukuk Fakültesi’ni bitirmeden ayrılır. Girdiği okulları bitirmeden ayrılmasıyla tanınır. İngiliz Dilbilimi’ni de bitirmez. Hentbolla, voleybolla ilgilenir. Birçok romanı olan yazar, Düz Dünyacılar’dan (2023) sonra Kaptanın Teknesi’yle okurlarına ulaşır. Bu romanda olaylar üç gün içinde geçer: 12 Ekim Pazartesi, 14 Ekim Çarşamba ve 15 Ekim Perşembe.

Kaptanın Teknesi-Sezgin Kaymaz, Roman, İletişim, 1. Baskı 2025, 316 s.
Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi bölümünde okuyan Selen Akcan’ın ailesini tanırız. Babası şirket sahibi Âkil Bey, annesi Seden, ablası Senem’dir. Senem, sporcu olan Ayhan’la arkadaşlık yapar. Anlatıcı olan Selen, dördüncü sınıfa nakil gelen Murat’la ilgilenirken sınıf arkadaşı Cavidan da Murat’a ilgi duyar ve aralarında bir yarış başlar. Selen’in önceden çıktığı Tankut arkadaşı da vardır. Haldun, Yüksel de aynı sınıftadır. Derse giren üç öğretmen öne çıkar. Birisi Hamit Çalıkıran, diğerleri König ve Mümtaz Öğretmen’dir. Öğrenciler okul sonrasında Vilar kahvede buluşup eğlenirler. Parla, başarılı öğrencidir ve öğretmenin gözdesidir. Ödev yapmadan gelenler, ödev yapanlardan yardım alırlar. Birbirilerini kıskanırlar.
“Ben Sevgi. Ölümüm!”
Murat, beyaz arabasıyla Selen ve Cavidan’ı evine götürür, onları ağırlar. İlgilerini daha çok çeker. Sarı gözleriyle tanınır. Selen’in ailesini tanımak için kendini davet ettirir. Murat, Selen ile Senem’in ne konuştuklarını önceden bilir.
Ayrı bir özelliği vardır ki sonra onun Azrail olduğuna karar verilir. Selen, düşünde gördüğü olayı Murat’tan dinleyince şaşırır: “…O teknenin kaptanı sen miydin?- Değildim. Ama o kaptanın teknesiydi.” (s.212). Selen,düşünde bir tekne görür, kaptanı onu yanına alır. Sonu ölümle bitecek bir yolculuk başlar. Selen’in babası Âkil Bey işyerinde kızının düşünü dinleyince bayılır. Geçmiş yıllarda yaşanan bir kazayı anımsar. Azrail’in gözlerinin sarı olduğunu görmüştür. Murat’ın O olduğunu anlar. Murat konuşur: “Ben Sevgi. Ölümüm!” der (s.288). Selen’in annesi Seden, kızının okulda yaşadıklarını kendisi de yaşamıştır. Annesiyle babası da kazada ölmüştür. İşi gereği Âkil Bey eşi Seden’le Pakistan’a çağrılıdır. Uçak biletleri de alınır. Ancak, Seden Hanım yerine kızı Selen eşlik eder babasına. Pakistan’da kentin valisi ziyafetten sonra onlara tekne kiralar. Tekne Umman denizinde batar. Selen ile Âkil Bey de denizin derinliklerinde yiter.
Selen, geziye gitmeden önce üç günlük yaşamını yazıp kargoya verir ve Cavidan’a gönderir. Cavidan günlükleri okur ve televizyondaki haberi dinler: “İşadamı Âkil Akcan ve kızı Selen Akcan, bir açılış için gittikleri Pakistan’da, bindikleri yelkenli seyir teknesinin alabora olması sonucu Umman Denizi’nde kayboldular…” (s.315).
Yazar Sezgin Kaymaz, Kaptanın Teknesi’nde, olağan gelişen olaylara olağanüstülük katarak romanı ilgi çekici duruma getirir. Üniversite öğrencilerinin sınıfta ve sınıf dışındaki ilişkileri, ailelerin durumları, kimi kez küfürlü konuşmalar ilgiyle izlenir. “Düz Dünyacılar” romanı gibi bu romanın da alışılmışın dışında bir roman olduğunu belirtmeliyiz.
(Çini Kitap, Bursa, Mart-Nisan 2026)






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.