Hüsnü Arkan, yeni romanında cezaevlerinden kasaba sokaklarına uzanan bir Türkiye panoraması çiziyor; cinayet, vicdan, aşk ve geçmişin izleri “Atıf Bey ve Diğer Muhteremler”de iç içe geçiyor.
Hasan AKARSU
hasan@haber.dk
Hüsnü Arkan 1958 İzmir-Kınık doğumludur. Hukuk öğrenimi görür ve Amsterdam’da arkadaşlarıyla Hezarfen adlı müzik grubunu kurar. Ezginin Günlüğü grubuna katılır. Romanları ve şiirleriyle tanınan yazar, yeni kitabı “Atıf Bey ve Diğer Muhteremler” ile okurlarına ulaşır. Önceki romanlarında çöp toplayan çocukların ve gençlerin dünyasını yansıtırken yeni romanında avukatların, cezaevlerinin dünyasından kesitler verir.

Atıf Bey ve Diğer Muhteremler-Hüsnü Arkan, Roman, Sia Kitap, Ekim 2024, 128 s.
Roman, birbirini izleyen öykülerden oluşur. Hapishane ortamı, gardiyan, mahkûmlar, müdür ve diğerleri ilgi çeker. Roman başkişisi Atıf Bey, avukat olarak İhsan Abisinin yanında göreve başlar. Kendisine verilen davaları incelemek için Ankara’nın ilçelerine gider. Kendi ilçesinde çocukluğunu, tanıdıklarını anımsar.
En önemli olay, Taha Bey’in oğlu Veli Duman tarafından öldürülmesidir. Veli, sorgusunda ava çıktıklarını, babasını çakal sanıp vurduğunu söyler. Abisini de öldürür ayrıca. Kasabada konakları, bağ evi vardır. Taha Bey’in eşi Güllü Hanım, hapisteki oğluna avukat tutar. Atıf Bey de o davada görevlidir. Konağa gidip araştırma yapar. Konaktaki kediler, köpek de ilgi çeker. Kasaba gazetecisi Selami Bey’den olay günlerinin gazetelerini alıp inceler.
Cezaevi ortamı
2. Dünya Savaşı yılları ve 1960 sonrası yıllarının olayları yer alır romanda. Atıf Bey’in babası kumarcı olup boşanır ve üç ay sonra ölür. Annesi başkasıyla evlenir. Bir de abisi vardır. Kasabada Dava Vekili Ruhi Bey’le görüşür. Hapishanedeki mahkûmların yaşadıkları olaylar ilgi çeker. Otuz yıl yatanlar vardır içlerinde. Veli, Mahmut, Kitapçı Ragıp, Şeytan Oğuz, Celo, Ekrem Ağa, Şeker Rıza vb. Cezaevi Müdürü İbrahim Bey’in ailesini de tanırız. Görevlerinde dürüst, hastalıklı, başkaldırıcıdır ayrıca. Atıf Bey’in aşkla sınavına da tanık oluruz.
Bir yılbaşı kutlamasında tanıştığı sekreter Nurgül’le ilişkisini ilerletir. Evlenirler, ancak ilişkileri istediği gibi yürümez. Boşanırlar kısa sürede. Ortada aşk olmayınca evliliğin sonu olur. Güllü Hanım’ın Nallı Konağı’ndaki kedilerini Şahbaz ile Kelebek’i de konuşturur anlatıcı. Sonunda idamla yargılanan Veli Duman’ın cezası müebbet hapse çevrilir. Daha sonra bunalıma girip kendini asar, hastaneye yetiştirilip kurtarılır. Kamyon Şoförü Eşek Arif’in dünyası da ilgi çeker. Güllü Hanım’ın asıl adının Mari olduğunu, Taha Bey’le evlenince adının değiştirildiğini öğreniriz. Böylece yazar, Ermeni “tehcir” olayını da anımsatmış olur.
Yazar Hüsnü Arkan, “Atıf Bey ve Diğer Muhteremler” romanında, cezaevi, tutuklular ve kasaba ortamından kesitler verir. Cinayet davasını izlerken hukuk terimlerini de kullandığını gözleriz.






























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.