HABER

Bizce Meçhul Hayatlar

Bu sayıda zamanda bir yolculuğa çıkacağız. 1909 yılında İsveç’e giden ve orada tanık oldukları yenilikler konusunda, 1911 yılında ”Bizce Meçhul Hayatlar, İsveç’ te Gördüklerim’ adlı bir kitap yazan Selim Sırrı Tarcan bizi yaklaşık 110 yıl öncesine götürecek.

Oldukça nadir olan bu kitaptan altı adet resim de ekliyorum yazıma. Bu resimlere bakınca, bir asır önce marangozluk ve tıp eğitimi alan ve uzun etekleriyle kayak yapan İsveçli kadınların hayatı, günümüz Türkiye’sindeki politikacılar ve doğru dürüst bir eğitime ulaşamayan kadınlarımız için halen meçhul bir hayat değil mi? diye sormadan edemiyorum.

Türkiye’nin ilk beden eğitimi öğretmenlerini yetiştiren Selim Sırrı, ”Terbiye ve Oyun’’ dergisini çıkarmış ve kız öğrencilerin de beden eğitimi dersi almasını sağlamıştır.

1874 yılında, bugün Yunanistan sınırları içinde yeralan Tesalya’da dünyaya gelen Selim Sırrı, iki yaşındayken babasının şehit düşmesi üzerine, ailesi ile birlikte dayısının yanına İstanbul’a gelmiştir. Galatasaray Lisesi’nin efsanevi beden öğretmeni Ali Faik Bey’in (Ali Faik Üstünidman) öğrencisi olan Tarcan, eğitimini bitirince İzmir Sultani’sinde jimnastik öğretmeni olarak ders vermeye başlamıştır.

Ayrıca S.S. Tarcan 1897’de ‘Darül irfan’ adlı özel bir spor okulu açmış, dönemin önemli edebiyat dergisi Servet-i Fünun’da spor editörlüğü ve yazarlık yapmıştır.

83 yıllık hayatında bir çok ilk’e imza atan Selim Sırrı Tarcan (1874-1957)

Yazar Selim Sırrı Tarcan’ın İsveç’te kayak yaparken resmi

Türkiye’de voleybol ve boks sporunun kurucusu olarak kabul edilir. Tarcan’ın Türkiye’ye kazandırdığı diğer ilkleri ise wikipedia  yardımıyla şöyle sıralayabiliriz:
-1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla harekete geçen Selim Sırrı, ilk Millî Olimpiyat Komitesi’ni kurmuştur.
-28 Mayıs 1909’da Berlin’de yapılan Uluslararası Olimpiyat Komitesi toplantılarına katıldı ve aynı yıl İsveç Kraliyet Askeri Beden Eğitimi ve Jimnastik Akademisi’ne başladı. 1911’de akademiyi bitirip yurda dönen Tarcan, beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaya başlamıştır.
-İsveç’te yöresel kültürlerin nasıl topluma kazandırıldığını yani folklor çalışmalarının nasıl yapıldığını görmüş, 1911’de yurda dönünce Osmanlı’da folklor çalışmalarını başlatan kişilerden biri olmuştur. Ege bölgesinden zeybek oyunları derleyerek, bunu bütün Türk toplumuna tanıtmaya çalışmış ve zeybek oyununa kadınları da dahil etmiştir (Hatta bu zeybeğe ”Tarcan Zeybeği ”adı verilir. 1925’te Mustafa Kemal İzmir’e geldiğinde Tarcan, kız öğretmen okulu öğrencilerinden Mualla Hanım’la birlikte zeybek gösterisi yapmıştır).

-Beraberinde kimi İsveç şarkılarının notalarını da yurda getirmiştir Selim Sırrı. Bunlardan “3 trallande jäntor” adlı şarkıyı marş formatına getiren Selim Sırrı Tarcan, çok yaygın olarak bilinen Gençlik marşı’nı (Dağ Başını Duman Almış) da Türkçe’ye kazandırmıştır.

-1918 yılında Birinci Dünya Savaşı nedeni ile Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyeliğimizin iptali üzerine, 1908’de kurulmuş olan Millî Olimpiyat Komitesi dağılmıştır. 1922 yılında Selim Sırrı’nın çabaları sayesinde komite yeniden kurulmuştur.
Selim Sırrı TARCAN, 58 kitap, 2500 makale yazmış, 1500’den fazla konferans vermiştir. En önemli eseri Terbiye-i Bedeniye Nazariyatı ve Usulü’dür (Beden Eğitiminin Kuramı ve Yöntemi).
Ne dersiniz 110 yıllık bu kitap ve İsveç hayat tarzı, günümüz Türkiye’sindeki politikacılar ve eğitimciler için halen meçhul bir hayat değil mi?

by
Exit mobile version