Fransa’da Ulusal Cephe(Le Front Nationale), Belçika’da Vlaams Belang (Flaman Menfaati), Bulgarista’da Ataka (Hücum), İtalya’da Berlusconi’nin koalisyon yaptığı Lega Nord (Kuzey Birliği), İngiltere’de İngiliz Ulusal Partisi (BNP), Danimarka’da Danimarka Halk Partisi, Hollanda’da Özgürlük Partisi ve diğer bir çok Avrupa ülkesinde de aşırı sağ partiler aldılar başlarını gidiyorlar. Müslüman, Çingene, Yahudi karşıtları giderek güçlenirken, merkez sağdaki partiler ile sosyal demokratlar giderek kan kaybediyorlar. Yabancı düşmanı olmayan ve aşırı sağ görüşleri paylaşmayan Avrupalılar da belirli sosyal olaylar (ekonomik kriz, göç vs.) karşısında bu görüşe yaklaşmaya başladılar.
Tabii ki Avrupa’yı aşırı sağın kucağına iten bir çok etken var. Aşırı sağ gücünü ekonomik krizlerden ve sosyal güvensizlik ortamından alıyor.
Avrupa Birliği gibi uluslararası oluşumlar yerine kendi ülkelerinin kimliklerini korumayı tercih eden aşırı sağ, yabancı düşmanlığı söylemlerine İslam düşmanlığını da eklemeye, İslam karşıtı ırkçılık geliştirmeye başladı. Kültürel, dini ön yargılar ekonomik gerekçelerin önüne geçti. Başlangıçta protesto partileri olarak ortaya çıkan ve hiçbir merkez partisi tarafından koalisyon hükümetlerinde istenmeyen bu partiler, bugün İtalya, Danimarka, Macaristan ve şimdi de Hollanda’da hükümetleri yönlendirme yoluna girdiler.
Gelecek seçimlerde Danimarka Halk Partisi daha da güçlenerek çıkarsa hiç şaşırmayın. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde elde ettikleri başarıdan sonra genel seçimlerde aynı başarıyı elde etmemeleri için hiçbir neden yok.
Avrupa solu da sağa kaymaya başladı. Bugün bir çok Avrupa ülkesinde sosyal demokrat partiler sağ ve neo liberal politikaları savunuyorlar. Eğer bugün Hollanda’da aşırı sağcı Özgürlük Partisi oylarını üçe katlamışsa, bu Hollandalı sosyal demokratların sosyal demokrasinin eşitlik ilkesini terk etmesini istemesinden kaynaklanıyor.
Danimarkalı Sosyal Demokratlar da pek farklı değil. Erken emekliliğin tasfiyesi, sağ partilerin iş yasasında yaptıkları değişiklikler karşısındaki tavrı, Danimarka Halk Partisi’nin baskısıyla hükümetin yabancılar yasasında yaptığı sertleştirmelere destek veren tutumu ve daha da sayabiliriz.
Sosyal demokratlar köklerine dönmek yerine aşırı sağa giden oyları alabilmek için onların politikalarını benimsemeye başladılar.
Bugün Avrupa’da aşırı sağ bu kadar güçlenebiliyorsa, bu zafiyetten sosyal demokratlar da sorumludur. Yazımın başında da vurguladığım gibi 90’lı yılların sonunda 15 AB ülkesinden 11’inde sosyal demokrat hükümetler işbaşındaydı. Ama sosyal demokratlar iktidar ve iyi yönetim fırsatını değerlendiremediler. Dayanışmacı, eşitlikçi ve halkçı politikalardan uzaklaşıp yeni liberal ideolojinin gerçek temsilcisi olmaya soyundular, küreselleşme hayranlığı ve neo liberal ideolojilere yakınlık sadece iç politikada değil, AB’de olumsuz sonuçlar doğurdu ve bugünkü varılan noktaya gelindi.
İyi yazlar.
Gazeteci Cengiz Kahraman, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da yaşamakta ve 1992 yılından bu yana ise aktif olarak gazetecilik ve editörlük yapmaktadır.
Cengiz Kahraman, uzun yıllar serbest gazeteci olarak Türk basınında görev aldı. Bu süreçte Milliyet, Radikal ve Habertürk gazetelerinin Kopenhag muhabirliğini yürüttü. Bu süreçte Türkiye ile Danimarka arasındaki siyasal, toplumsal ve kültürel gelişmeleri yakından izleyerek kamuoyuna aktardı. Daha sonra kısa bir süre Danimarka’nın ulusal radyo ve televizyon kurumu DR’nin yabancı diller servisi olan DR International’da Türkçe haberler hazırlayıp sundu. Kahraman, aynı dönemde BBC World Türkçe Servisi için de Kopenhag’dan serbest muhabir olarak çalıştı.
2002 yılında Danimarka’nın önde gelen günlük gazetelerinden Politiken’de çalışmaya başlayan Cengiz Kahraman, Politiken gazetesi bünyesinde 2004 yılı sonuna kadar Türkçe ve Danca olarak haftalık yayımlanan Haber gazetesinin editörlüğünü üstlendi. Günümüzde ise “haber.dk” ile Danca yayın yapan “Danturk.com” adlı haber portallarının sahibi ve editörü olarak yayıncılık faaliyetlerini sürdürmektedir.
Cengiz Kahraman, gazetecilik mesleğini Türkiye ve Danimarka arasında bir köprü olarak görmüş; göç, kimlik, kültür, medya ve demokrasi konularında uzun yıllardır ürettiği haber ve analizlerle kamuoyuna katkı sunmaya devam etmektedir.


























Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.